5 Temmuz 2017 Çarşamba

Market bisikleti alınır mı?


Son günlerde, neredeyse bütün marketlerin haftalık tanıtım bültenlerinde bir bisiklete rastlamak mümkün. 300 lira sınırının altındaki bu bisikletler, genelde uzun süredir bisiklet kullanmamış ve ulaşımını bisikletle sağlamak isteyen yetişkinler tarafından tercih ediliyor (Kaynak: Abimin dükkanda monte ettiği bisikletlerle ilgili rapor, Temmuz 2017).

Bu tür kullanıcıların bisiklet seçimini daha doğru yapması için bu yazı faydalı olabilir. Belki bütçelerini biraz daha arttırıp daha iyi bir bisiklet almayı düşünebilirler.

26 Haziran 2017 Pazartesi

2 Haziran 2017 Cuma

Geyik Muhabbeti (Podcast) deryasına dalıyoruz

Şimdilik Souncloud isimli sitede Turcubaba takma ismiyle bir hesap açtık. Olay bundan ibaret. İlk kaydı paylaşabilirsek ikincisi de gelir.

Sevgiyle kalın.


1 Haziran 2017 Perşembe

Yüce Dağ Başında Kayak Merkezi

Bu, Hazarbaba Kayak Merkezi'ne tırmanırken yaktığım türkünün ilk dizesi. Yaz mevsimini bu tür yol bisikleti antrenmanlarıyla geçirmeyi planlıyoruz abimle. Ve tabii ki Elazığ'daki yol bisikletçisi arkadaşlarımla. Planladığımız rotaların belki de en güzeli Elazığ-Sivrice-Kayak Merkezi rotası. Pazartesi sabahı erkenden kalkıp sürdük. Güney Çevre Yolu'ndan Bingöl yol ayrımına süratle inip, Uluova'nın bitmek bilmeyen düzlüğünü sabırla aşıp, Kinederiç rampasını da geride bıraktığınızda hem göl, hem de dağ size hoşgeldin deyince rotanın en tatlı kısmı başlıyor (bu biraz da Eti Cin'in evvela çerçevesini yiyip en sona jöleli kısmını bırakmak gibi). Yalnızca bu kadar mı? Mevsimine göre akasya, iğde ve ıhlamur ağaçlarının, hanımelilerin mis gibi kokularını sabahın beşinde içinize çekmek... (bunu tarif edemediğimden cümle üç noktayla sonlandı)

Pazartesi sabahı abimle rotamız böyleydi. Saat 4'te yola çıkıp, en geç 9'da Elazığ'da olmayı planlıyorduk. Planımız, lastiklerimizin 3 kere patlaması nedeniyle tahmin ettiğimizden daha fazla esnedi. Sonunda Sami abinin yol yardımıyla abim dükkana, ben de işime dönebildik.

Yolda bir de bisikletçiyle karşılaştık. Biz abimle havalimanı kavşağında, yol kenarındaki koruge boruların üstüne yayılmış Sami abinin gelip bizi toparlamasını beklerken, yeşil bir tur bisikleti, ön ve arkada dev gibi heybeler ve bisikleti kullanan dev gibi bir beyefendi önümüzden süzülüp geçiyordu. Her zaman olur ya, bisikletçi görenler yabancı onu zannedip "Hello!" diye seslenir, bu sefer de ben heves edip şansımı deneyeyim dedim, riski göze alıp, merhaba yerine "Hello!" diye seslendim. "Merhaba!" diye karşılık alınca, haa ulan, dedim, demek ki bisikletçi gördüğünde hello demeyeceksin.

Sonra bisikletli beyefendi uzaklaştı, bir ticari taksideki Sami abi ufukta göründü. İçimizi bir huzur kapladı ve dükkana/işe dönebildik.

Sonra ne mi oldu? Ertesi gün, abimin dükkanı temizlemesine yardım ederken, ufukta, Elazığlı olmadığı her hâlinden belli olan biri göründü. Gözlüğünü çıkardı, tabelaya baktı, dükkana girdi, selamlaşmanın ardından anladık ki o, dün selam verdiğimiz bisikletçi, biz de ona selam veren bisikletçileriz. Sonra kısa bir süre sonra yine anladık ki o, benim de çoğu zaman yolumun düştüğü bisikletle.net'in sahibi ve yazarı Mustafa Dorsay. Ve sonra bir kez daha anladık ki, Mustafa Bey, yıllardır dergilerde, gazetelerde, yer yerlerde gördüğümüz iştah açıcı yemek fotoğraflarının çoğunun sahibi, sahibi olmasa dahi yıllarca ardından gelenlere yol göstermiş bir fotoğrafçı.


Bak işte, Dünya küçük. Elazığ daha da küçük.

17 Mayıs 2017 Çarşamba

Elazığ'da doğa sporları kimin tekelinde?

Elazığ'da garip şeyler oluyor (yerel gazetede köşe yazarı gibi bir giriş yaptım). Bu garabeti çoğu kimse bilmiyor. Arka planda olanlar (burada araştırmacı gazeteci pozu veriyorum), 4 yıldır bu şehirde yaşayıp da birçok doğa sporuna vakit ayırmış ve neredeyse her spor dalından birçok dost edinmiş biri olarak beni rahatsız ediyor. Ve bunu dile getirmek için en uygun yer burası. Bu yazı burada dursun ki Elazığ'da doğa sporları tarihi yazılacak olursa faydalanılacak bir kaynak olarak kenarda bulunsun.

***

13-14 Mayıs 2017 tarihinde, Elazığ'ın Sivrice ilçesinde birçok sporcu ve yüzlerce izleyicinin katıldığı, finalinde ise Koray Avcı'nın sahne aldığı 4.Uluslararası Sivrice Yamaç Paraşütü ve Bisiklet Yarışı Festivali düzenlendi. Festivalde yamaç paraşütü uçuşları, bisiklet yarışları ve vakit geçirilecek birçok etkinlik yapıldı. Ben festivale katılmadım. Hiçbir paraşütçü arkadaşım da festivalde yer almadı. 

Daha önce düzenlenen 3 festivalde ben ve arkadaşlarım bir şekilde yer almıştık, yeri geldiğinde festival düzenleme ekibinde, yeri geldiğinde yarışmacı olarak, yeri geldiğinde tandem pilotu olarak. (Örneğin ilk festivalde tandem (yolculu yamaç paraşütü) uçuşlarını sıraya koyan, uçmak isteyenlerin ısrarlarına sabırla katlanan kişi, müthiş yazılımcı Sefa idi.) Ancak bu sene paraşütçü arkadaşlarımın festivale katılmamak için geçerli sebepleri vardı ve onların orada olmaması, benim için de orada olmamak demekti.

Festivali düzenleyen Genç Elazığlılar Derneği (GELDER) ile Elazığ'ın yamaç paraşütü pilotlarını bünyesinde bulunduran Elazığ Sportif Havacılık Kulübü (ESHAK) (1) arasında yaşanan sürtüşmeler, öyle bir boyuta ulaşmıştı ki, ESHAK, festivale katılmama kararı almıştı. Bunu müteakip, her sene festivale büyük bir katılım gerçekleştiren AHAS (Adana Sportif Havacılık Kulübü) ve Malatya Sportif Havacılık Kulübü, ESHAK'a destek festivale katılmayacaklarını açıkladılar.

Pekala sebep ne?


Bunun sebebini adı geçen derneğin başkanı Fuad Ülger'den dinlemek için aşağıda bağlantısı bulunan videoda, 16. dakikanın ortalarından itibaren izleyebilirsiniz.


Eğer videoyu görüntüleyemiyorsanız aşağıdaki seçeneği kullanabilirsiniz (video herkese açık olarak paylaşıldığı için yedeklemekte sakınca görmüyorum).


Eğer video izlemek istemiyorsanız, bahsettiğim kısmı aşağıda okuyabilirsiniz:

"Paraşüt ücreti ne kadardı? Paraşüt ücreti arkadaşlar, normal şartlarda biliyorsunuz batı illerinde paraşütler 200-250 liradan başlıyor. Biz paraşütçü arkadaşlarımızla, şunu da tekrar belirtmek istiyorum, paraşütçü arkadaşlarımız Elazığ'dan değiller arkadaşlar. Elazığ paraşüt... İsmi neydi? (kameranın görüş açısının dışından gelen ses) Elazığ Sportif Havacılık. Elazığ Sportif Havacılık Kulübü, etkinliğimize katılmama kararı aldılar. Nedenini de şu olarak belirttiler: "Biz böyle bir reklama ihtiyaç duymuyoruz. Elazığ'ın ve Sivrice'nin böyle bir reklama ihtiyacı yok, biz sadece derneğimizin menfaatlerini düşünüyoruz ve bize bir paraşüt almanızı istiyoruz." dediler. Biz de hiçbir şartta paraşüt alınmayacağını, çünkü bizim bir dernek olduğumuzu, biz tamamen Elazığ'ın menfaatine çalıştığımızı, eğer siz de Elazığ menfaati için çalışıyorsanız bizim yanımızda yer almanız gerekiyor, dediğimizi diyerek, belirterek arkadaşlarımızla yollarımızı ayırdık.Ondan sonra da duyduğumuz duyumlara göre, aldığımız duyumlara göre, artık Hazarbaba dağından Elazığ Sportif Havacılık Kulübü, uçuşlar gerçekleştirmeyeceklerini belirtiyorlar. Buradan şöyle seslenelim, yani, Elazığ'da bundan sonra yamaç paraşütü yapmak isteyen arkadaşlarımız Malatya'ya, Diyarbakır'a veya Adıyaman'a gidip yamaç paraşütü yapabilirler. (kameranın görüş açısının dışından gelen ses) Atlas Sportif Havacılık var, Diyarbakır'da. Diyarbakır'da Atlas Sportif Havacılık Kulübü var, onlar Hazarbaba'yı, evet, kullanıyorlar, onlarla bağlantıya geçip, Atlas Havacılık'la bağlantıya geçip yapabilirsiniz."