9 Mart 2014 Pazar

Sponsorluk Çıkmazı: Nereye Kadar?


Merhaba arkadaşlar!

Bisikletçi gündeminde -şükür ki- tur bisikletçiliğiyle ilgili haberler günden güne artıyor. Son haber İstanbul'dan geldi. Delta Adam takma ismiyle İbrahim Yılmaz, Delta Bisiklet sponsorluğunda, kendini Asya yollarına vurdu. Kendisini yaklaşık 2 yıl ve 25.000 kilometre sürecek yolculuğu boyunca kendi kişisel sitesi ve Facebook sayfasından takip edeceğiz.

www.deltaadam.com

https://www.facebook.com/deltaadam

Cumartesi günü yağan yağmura rağmen kendisini yalnız bırakmayan bir kalabalık tarafından uğurlanan Delta Adam'ın ardından aklıma bir soru geldi. Delta Adam'ın takma adının sponsorundan geldiği aşikar. Pekala, siz olsaydınız, hayatınızda yapacağınız en güzel işin içine, sponsorunuzu bu kadar sokar mıydınız?



Soruyu sordum ama önce kendi üzerimden cevaplayayım, sonra da bilenlerin tecrübelerine başvurayım. Bugüne dek yaptığım turların toplamı 4000 kilometreyi geçmez. Tabii ki herhangi bir sponsor desteği olmadan da yapılabilecek turlardı bunlar. İlerisi için kano-bisiklet ikilisinin içinde olacağı uzun tur planlarım da var. Ama nasıl hesap edersem edeyim, bir sponsor desteğine ihtiyaç duyacağımı tahmin etmiyorum. Oldu ki ihtiyaç duydum, bunun için sponsorun adını kendi adımın yerine kullanır mıydım? Cevap net: Hayır. Düşünüyorum, Henkel sponsor olsa, "Henkel Adam" ya da Ülker sponsor olsa "Probis Adam" (probis en sevdiğim bisküvi olmasına rağmen) der ve dedirtir miydim kendime?

Şimdi gelelim asıl örneklere.

Yelkenli Adam: Hakan Öge

Kitabı "Macellan'ın İzinde - Mardek'in Seyir Defteri"ni okumuş olabilirsiniz. Kendisinin sponsorlarından biri Atlas dergisiydi ve yolculuğun konsepti belliydi: Tek başına dünya turu. Yolda alışılmadık bir şey oldu, okyanusun ortasında Sophie isimli bir deniz kızı Hakan Öge'yi buldu, Hakan Kaptan nikahı kıydı. Artık iki kişiydiler, yolculuğun konsepti değişmiş, "bir çiftin dünya turu" oluvermişti.



Hakan öge, Atlas dergisinin "Olmaz kardeşim, benden destek bu kadar!" deme ihtimalini göze almıştı. Gerçi sponsoru -göründüğü kadarıyla- bunu diyecek kadar yamuk bir sponsor değildi ama, Hakan baba mesajı vermişti: Sponsor her şey değildir!

Zirveci Adam: Tunç Fındık



Karakurum'da 80 Gün isimli kitabını okuduğumda bir şey dikkatimi çekmişti. Tunç Fındık isimlendirilmemiş zirvelere sponsorunun ismini veriyordu. Tabii sadece sponsor değil, dağda hayatını kaybeden veya dağcılığa gönül vermiş arkadaşlarının da ismini veriyordu. Pekala, bunun dışında, sponsorlarının adını başka bir yerde ön plana çıkarmış mıydı Tunç Fındık? Hayır. Kitabının arka sayfalarını "Bu markaların ürünlerini kullanabilirsiniz" başlığı altında sponsorlarına ayırmıştı. Ayrıca yaptıkları tırmanış etkinliğinin adı da "Meteksan Sistem tırmanışı" da değil Türk-Pakistan Dostluk Tırmanışıydı.

Tunç Fındık da mesajı vermişti: Sadece sponsor oldu, o kadar!

Demir Atlı Adam: Gürkan Genç



Anılarını okuyoruz, fotoğraflarına bakıyoruz. Hiç birinde sponsoru en ön planda göremiyoruz. Sadece internet sayfasındaki bir sekmede karşımıza çıkıyor sponsorlar. Onun dışında konsept belli: Marka benim ben! Gerisi sadece sponsor!

Turcu Çift: İnci-Soner Sarıhan



Artık onları tanımayanımız yok. Şimdilik tek kitapları olan Pedalımda 5 Ülke'yi okuduysanız dikkatinizi sponsorların geri planda olması çekmiştir. Hatta manevi destek verenler daha ön plandadır.

Kar Leoparı: Nasuh Mahruki


Zirveye çıkıp Yapı Kredi flamasıyla poz veriyor. Bu kadar. Kendisine "Yapı Kredi Adam" dese olur muydu?

Yazıyı bir sonuca bağlamanın vakti geldi, çok uzatmayalım. Delta Adam, sponsorun çok ön planda olduğu -hatta turun amacının bile önüne geçtiği bir organizasyon. Umarız sponsoruyla birlikte turu tamamlar ve sponsor konusunu kendisine de sorabiliriz.

Sağlıcakla kalın!

Yusuf Kargınoğlu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder