11 Nisan 2014 Cuma

Bandırma-Çanakkale-Gelibolu Turu

Bisikletimi aldığım zaman, aklımdaki ilk rota; ecdadın göğüs göğüse çarpıştığı Gelibolu yarımadasıydı…

“3.Şehitlere Saygı Turu” ilanını gördüğüm anda kararımı verdim ve tabii ki çadır konaklamalı olarak kayıt yaptırdım.

Tur rotası şu şekildeydi:

1. GÜN PARKURU
Eceabat – Similasyon Merkezi
Similasyon Merkezi – 57. Alay Şehitliği
57. Alay Şehitliği – Conkbayırı
Conkbayırı – Similasyon Merkezi
Similasyon Merkezi – Eceabat


2. GÜN PARKURU
Eceabat – Kabatepe
Kabatepe-Alçıtepe
Alçıtepe-Seddülbahir
Seddülbahir-Abide
Abide-Eceabat

Eşimi ve Kızımı, eşimin memleketi olan Bandırma’ya bırakıp oradan Çanakkale’ye geçmeye karar verdim.


Herhangi bir sürprizle karşılaşmamak için bisikleti evde yükleyip kontrollerini yapıp ondan sonra arabaya yükledim... 





03.04.2014 Perşembe

Mesafe: 132,44 km
Ortalama Hız: 20 km/h
Max.Hız: 58,5 km/h
Bisiklet üzerindeki süre: 6.37.20

Sabah 9 gibi uyandım, kendimi hiç iyi hissetmiyorum; halsizlik, boğazda ağrı ve feci bir mide bulantısı ile karşı karşıyayım üstelik ilk turumun sabahında, doğal olarak moralim de bozuluyor ama inatçıyımdır yolda beter olacağımı da bilsem çıkarım o yola…

Zorlama bir kahvaltıdan sonra bisikletimi arabadan indirip yükümü yüklemeye başlıyorum ve saat 10:30 civarı pencereden, Burcu'nun kucağında bakan kızıma el sallayarak yola koyuluyorum… (Onu çok özleyeceğimi anlıyorum)

Hava kapalı yer yer açıyor ancak en güzeli arkamdan esen 15-20 km/h’ lik poyraz, yokuşları çıkmama çok yardımcı oluyor ayrıca düz yolda da çok iyi bir performans yakalamamı sağlıyor. 25 km de bir mola vermeyi planlıyorum öyle de yapıyorum ancak daha sonra bu kadar kuralcı olmamam gerektiğini düşünüyorum, güzel bir yerde dur, fotoğraf çekmek için dur, yorulduğunda dur, canın sadece durmak istediğinde dur vs…


42. km civarında yaklaşık 500 m ileride yolun kenarında yeşil hareketli cisimler görüyorum, bisikletli olma olasılığı beni hem sevindiriyor hem de biraz endişelendiriyor… ( Ya kafa dengi olmazlarsa, ya ayrı sürmek isterlerse de söyleyemezlerse vs…) yaklaşınca 2 bisikletçinin fotoğraf çektirdiğini görüyorum, küçük bir tanışma faslından sonra hemen kareye dahil oluyorum … İstanbul’dan gelirken İDO’da karşılaşmışlar onlar da; Tolga ve Kaan…
Birlikte pedallamaya başlıyoruz…



Tolga 15 km ileride bir benzinliğin lokantasında çok iyi yoğurdu olan bir yer bildiğini ve orada yemek planladıklarını söylüyor ayrıca daha önce 2 kere aynı rotayı geçtiğini ekliyor dolayısıyla yemek konusunda Tolga’ nın lezzet duraklarına güveniyorum… 


Yoğurt cidden çok güzel ancak yemek vasat… Yemek sonrası güzel bir çay faslından sonra yavaş yavaş hazırlıklara başlıyoruz yol bizi bekler… Bu sırada Tolga ve Kaan’la tanışma fırsatı oluyor, Kaan; İTÜ Uzay Mühendisliği okuyor ve inanılmaz naif bir kişiliğe sahip… Tolga ise Vokaliz adlı grubun bariton üyesi, grubu daha önce duymuş olmakla olmamak arasında kalıyorum, gaf yapabileceğim düşüncesi beni susturuyor çok yorum yapmıyorum ancak bu durum hoşuma gidiyor, bir müzisyen ve bir uzay mühendisi adayıyla beraber pedallamak bu tur için hayal etmediğim bir durum…

Vokaliz grubunu daha sonra hatırlıyorum; ayakkabı kutularından çıkardıkları notalarla konsere çıkmaları ve daha öncesinde Beyaz Show'da izlediğim Özcan Deniz düetleriyle...


Çok başarılılar...





Tekrar yola dönelim...












Benim planladığımın aksine iyi bir senkron yakalıyoruz ve konaklamayı düşündüğüm yeri çoktan geçiyoruz, bacaklarım 120. Km lerde o kadar zinde ki Lapseki’de konaklama planı yaparken ben kalan 35 km’yi de yemek sonrası pedallamayı teklif ediyorum… Kaan teklife pek sıcak bakmıyor çünkü İstanbul’da bizden fazla 22 km’si var, Tolga da gece sürüş planlamadığından ekipmanın eksikliğini söylediği anda ben de vazgeçiyorum…

Lapseki’ye 18:00 civarı giriyoruz,


Tolga eczaneye uğruyor ben de bu arada yemek yiyebileceğimiz bir yer araştırıyorum ki Tolga eczacıyla çıkıp geliyor. Eczacı abimiz bize Aydoğan BP ye kadar motoruyla eşlik ediyor. Ve yemekteyiz…


Yemek sonrası Tolga Pointer Otel’de kalacağını söylüyor biz de karanlıkta çadır alanı arayışındayız, BP’de yeşil alan yok bu konuda OPET’i kutluyorum ve saygıyla anıyorum… 

Pointer Otel bizden bahçesine çadır kurmamız karşılığında 45 TL istiyor ve bu oteli tarihin karanlık odalarına sonsuza kadar gömüyorum …  Tekrar BP’ ye dönüp işletme müdüründen izin alarak fayans zeminin üstüne mecburiyetten çadırlarımızı kurup yatıyoruz… Hastalığım ise çıkarken içtiğim Theraflu Forte sayesinde şu an iyi durumda, ilaçlara devam…

04.04.2014 Cuma


Mesafe: 50,82 km
Ortalama Hız: 17,5 km/h
Max.Hız: 55,4 km/h
Bisiklet üzerindeki süre: 2.54.14




Sabah 7:30 civarı uyanıyoruz ve toplanmaya başlıyoruz kahvaltıyı da aynı yerde Tolga’ yla beraber yapacağımız için onu bekliyoruz… Tolga da geldikten sonra siparişimizi veriyoruz ve 8 TL’ye oldukça güzel bir kahvaltı yapıyoruz… 

Çanakkale’ye 33 km kaldığı için çok acelemiz yok keyif çaylarımızı içiyoruz… Bu arada Tolga desteklerini alıyor, protein tozu magnezyum kalsiyum C vitamini falan derken Kaan’la tek desteğimizin maden suyu olduğunu fark ediyoruz... :) 

Ve yola koyuluyoruz tekrar…



Çok gidemeden Tolga’yı kafasından arı sokuyor(hayatında ilk defa), Lapseki’deki doktor arkadaşını arıyor gerekli bilgileri aldıktan sonra ilk 15 dk ya dikkat etmemiz gerektiğini öğreniyoruz bu süreyi dinlenerek geçirdikten sonra yola devam ediyoruz.



Karşımızdan esen lodos bizi oldukça yavaşlatıyor, yer yer yol çalışmaları sebebiyle karşı şeritten gittiğimiz de oluyor, geçen büyük araçların rüzgarıyla birleşen yokuşlar 33 km yi çekilmez hale getiriyor, tam da bu sırada ön aktarıcımın ayarı iyice kaçıyor ve ayar tutmadığını fark ediyorum, daha sonrasında Çanakkale’de Varol Bisikletteki bisikletçiye yaptırmaya çalışsam da daha beter oluyor ve eski ayarlarına getirip Ankara’ya bırakıyorum bu sorunu. Aktarıcı sorunu, lodos, yokuşlar neyse ki 33 km bitiyor ve Çanakkale'deyiz…




























Tura Mersin’den Yamaç Paraşütü pilotlarından Feride de katılacak, telefonlaşıyoruz otogarda indiğini minibüsle iskeleye geldiğini söylüyor bu arada Kaan ve Tolga, Nusret Mayın Gemisi ve müzeleri gezmeye gidiyorlar. İskelede Feride’yi bekliyorum tam da bu sırada takım elbiseli biri yanıma geliyor durumumu soruyor herhangi bir şeye ihtiyacım olup olmadığını soruyor “yok” diyorum birkaç hal hatırdan sonra kendini tanıtıyor; Çanakkale Vali Yardımcısı Bekir Sıtkı DAĞ… Aynı zamanda bir bisikletçi… Yerel yönetimlerde böyle yöneticiler görmek beni çok mutlu ediyor, bir diğeri ise Bursa/Kemalpaşa Kaymakamı Yamaç Paraşütü Pilotu Kazım KARABULUT… İkisine de saygılar…

Feride kiraladığı bisikletle geliyor ve kamp kuracağımız alana doğru Kaan’ı da alarak yola çıkıyoruz...

05-06 Nisan 2014 tarihlerinde 3.Şehitlere Saygı Bisiklet Turu kapsamında Gelibolu Yarımadasında turlayacağız, gün gün yazmayacağım sadece sürüş bilgilerimi vereceğim:

05.04.2014 



Mesafe: 52,38 km
Ortalama Hız: 14,3 km/h
Max.Hız: 56,2 km/h
Bisiklet üzerindeki süre: 3.39.17

06.04.2014



Mesafe: 73,16 km
Ortalama Hız: 17,5 km/h
Max.Hız: 54,1 km/h
Bisiklet üzerindeki süre: 4.09.28



Bu tur hakkındaki anılarımı uzatmadan başlıklar halinde paylaşmak istiyorum:

Organizasyon çok kalabalık yaklaşık 1700 bisikletli 2 gün boyunca pedal çeviriyor, bu kalabalığa rağmen büyük bir kaza olmuyor, bu çok sevindirici.

Cumartesi akşamı ÇOMÜ Dardanos Yerleşkesinde yapılan müzik dinletisinin sonunda düğün moduna giriliyor, bu beni şaşırtıyor denize doğru baktığımda karşıda Gelibolu’yu görüyorum ve organizasyonun adının Şehitlere Saygı Bisiklet Turu değil de Çanakkale Bisiklet Festivali olmasının daha uygun olabileceğini düşünüyorum. Eğlenmek herkesin hakkı ama bizim örf ve adetlerimiz şehit kanlarıyla sulanan topraklarda saygı turu yaparken halay çekmeyi ön görmüyor olsa gerek?!.

Yeme içme konusunda çok büyük problemler yok zaten genelde kanaatkâr bir yapım var örneğin 3 gün boyunca soğuk suyla duş almama rağmen şikayetçi değilim her şey çok güzel.

Feribotta ODTÜ’lü arkadaşlarla tanışıyorum çok değerli insanlar (Daha sonra Mehmet’le Ankara’da Anadolu Bulvarında karşılaşıyoruz, yeni başlayanları antrenmana çıkarmışlar) Arkadaşlar çok kapsamlı ve bir o kadar da mütevazı hatta yükle turladığım Pazar günü yorulduğum bir an aralarına dalıp rüzgarlarına giriyorum, çıkarken eyvallahlaşıyoruz tatlı insanlarla…Selam olsun sana ODTÜ...

Pazar günü dönüş yoluna Abide’den törenleri beklemeden çıkıyorum çok kuvvetli poyraz esiyor tam karşımdan, Jandarma Astsubay bir abimiz beni uzun yola sokuyor, acelem var o gün Bandırma’ya otobüsle geçip arabamıza binip Ankara’ya dönmemiz gerekiyor Pazartesi iş var… Fazla zorlamamdan dolayı sağ dizimde bir ağrı başlıyor, bu rüzgarda kendimi otogara atabilme derdindeyim, yolda Pedalşörler grubundan ve Edremit’ten 2 abimizle karşılaşıyorum rüzgarımıza girip birbirimizi çekiyoruz Kilitbahir’den Çanakkale’ye oradan otogara geçiyorum, saygılar Abiler…

Bir bayana Otogar yolunu sormak için duruyorum, şöyle bir diyalog gelişiyor;

+ Pardon otogara bu yoldan mı gidiyordum?
-          - askdwdıokasd)’(/^(/()’+&???
+ ?
-         - Bisikletle mi gideceksiniz?
+ Evet
      - Evet bu yoldan…
+ Teşekkürler…

Anlıyorum ki 5-6 km’lik mesafe insanlar için çok fazla ve bisikletle gidilebilir olması çok şaşırtıcı, bisiklet turculuğunun insanlara anlatılması, öğretilmesi gerek… 

MAN Neoplan model otobüsün bagajı çok küçük bisikletin ön, arka tekerlerini söküyorum seleyi söküyorum ve zorlaya zorlaya sokabiliyorum, muavin söylenip duruyor, gönlünü alıyorum, ikna kabiliyetime hayran kalıyorum…

Eceabat'a geçerken...



 Kanatlandırıyor, net...










Son gün esen poyrazın boğazdaki yansıması, feribot oldukça korkutucuydu...





Feribotta karşıya geçmeyi beklerken, kızımın diş çıkarırken kemirdiği eşyalar listesinde yer alan kaskım elimde ve bir yanımda deniz, O'nu çok özlediğimi fark ediyorum, duygusallık had safhada...




Bir daha görüşebilmek ümidiyle hoşçakal Çanakkale...



Toplam katedilen mesafe: 308,8 km








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder