29 Nisan 2014 Salı

Biraz da Tamir: "Eski Lastik Turun Ortasında Yarılırsa"

Tur bisikletçiliğinin bana öğrettiklerinden biri eldeki kaynakları en uygun şekilde kullanarak sorunlara çözüm bulabilme yeteneği.

Ne cümle kurdum ama değil mi? Turda düşünecek çok vaktiniz oluyor, yapacaklarınızı, yapmayacaklarınızı, söyleyeceklerinizi, yazacaklarınızı...

Kars'ta başlayıp Trabzon'da biten turumuzda -tamamını birkaç yazıda anlatmayı düşünüyorum- hiç hesapta olmayan bir problem, şiddetli bir teker patlaması sesiyle karşımıza çıktı.

Şak!!! (bu tekerin patlarken çıkardığı ses oluyor)

Eee, her teker patlar, ona yama yapar, yola devam edersin. Ancak bu seferki sorun birazcık büyük. İçinden bir parmak geçebilecek kadar!


"Dert, saydıkça çoğalır." derler ya, aynen öyle. Bir lastikte dört yarık. En küçüğü 1, en büyüğü 4 cm büyüklüğünde.


Malzeme olarak ne var elimizde?

-1 pompa
-10 yama
-1 Bally (oo gençler, hayırdır?)
-1 iç lastik

İçten yama yapalım dedik. Yeterli oldu mu? Hayır.


Yarık gittikçe büyüyor. Başka bir çözüm bulmak lazım. Ermenistan sınırında, Aniköy'de nerede dış lastik bulacaksın a canım?

Düşününce bir çozüm bulduk. Şimdi bunu paylaşayım.

Biliyorsunuz, dış lastik, havayı basınca jantın yanaklarına az-çok kilitleniyor. Buradan yola çıkıp, bir çözüm üretelim. İç lastiği, jant ve lastiğe dolasak? Olur ancak, jant yanaklarını da kapatacağı için frenleri kullanmanıza engel olur. Başka bir çözüm?

Hah, buldum! Yedek iç lastiği, 20 cm'lik parçalara bölüp, sadece dış lastiğe sarsak?

Deneyelim bakalım, olacak mı?





Önce içten yama yapıyoruz, sonra dıştan, tekeri şişirince sıkılaşacak şekilde lastik şeritleri yerleştiriyoruz.





Gelelim sonuca.

Bu halde Ani Harabeleri gezildi. Sonuç memnun edici. Bir Schwalbe Marathon değil ama, en yakın bisikletçiye varacak kadar idare eder.

Sağlıcakla kalın.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder