11 Mayıs 2014 Pazar

Kars-Trabzon Bisiklet Turu, 1.Gün: Ani'de Kamp

Hayaller önemli kardeşim.

Uzak bir yerin hayalini kurmak... Önemli lan. Sanki ulaşılamayacak yermiş gibi, ölmeden önce yapman gereken son şeymiş gibi.  Benim hayallerimden biri de Ani harabelerine bisikletle gitmek, oranın havasını canlı canlı solumaktı.

Sabır şart. Sabredince bir yerden fırsat buluyor insan.

Biletleri cebimize koyduk cuma akşamından. Elazığ'dan Kars'a, Has Bingöl ile. Aman ha, bagajımız çok, ona göre.

Otogara nasıl vardık, bisikletleri nasıl yerleştirdik, otobüs ne zaman hareket etti, gece nerelerden geçtik; hiçbirini hatırlamıyorum. Güneş Erzurum'dayken doğuyor. Kars'a az kaldı. Biraz İnternet'e girelim mi?




Kars otogarı eski bir bina. Biraz yakın olsa Ani'ye, harabelere dahil sanabilirsin. Bagajlar iniyor, -bu yolculukta- herhangi bir ek ücret vermeden taşınması güzel oldu. Şehirler arası otobüs şoförleriyle onların muavinleri en temel organize şebekelerdir gözümde. Bazen onlar yüzünden bisikletle otobüs taşımayı otobüsle bisiklet taşımaya yeğlersiniz. Neyse, bu kez keyfimiz hoşe.




Niye gitmiştik biz Kars'ın merkezine? Galiba kahvaltı yapmak için. Tabii, börek filan yemiştik. Şimdi hatırladım. Kahvaltı önemli.

Ani harabeleri 30 kilometre uzakta. Belki de 45. Kimse emin değil. Neyse, biz hazırız,akşama kadar gidip döneriz, değil mi?

Otogardaki amca geliyor aklıma. "Ne var ki Kars'ta?" demişti. Hak vermedim değil. 6 yıl Konya'da kalıp da Çatalhöyük'e bir kez bile gitmeyen ben değil miydim?

İlk tabelalar göründü.





Yol geniş, arabalar tek-tük. Emiyet şeridinde çakıllar birikmiş, sağ şeritten gidiyoruz. Hava gıcır.



Tempomuz nasıldı ki? Hatırlayamadım şimdi. İki-üç kez lastik patladı. Benim Vittoria'lar değil, abimin markasız lastikleri.

Geçtiğim geçitlere bir yenisini ekliyorum. Yahnidağ Geçidi, 1993 metre.



Eee, iyi, biraz da inelim öyleyse. Değil mi? Değil işte, o kadar kolay değil. Eyüp abimin tekeri yarıldı. İçine işaret parmağım girer. Şimdi ne yapacağız? İçten bir yama. Olacak iş mi bu şimdi? Ani göründü görünmesine de, sevinemiyoruz bile.



Ani'ye varıyoruz. Akşam olmuş, moraller kötü. Rüzgar da var.



Bağırışıyoruz abimle. Ani'nin misafirleri biraz gergin. Yolun başında yarılan lastik, bütün planı alt-üst eder. Ayrıca bisiklette başka sorunların çıkacağını da işaret ediyordur, kim bilir?

Çadırımızı kuruyoruz, Ani Restorant'ın bahçesine. Burada sürekli çadır kuranlar olurmuş. Bu gece de sıra bizde.



Çadır demek, sıcacık uyku tulumunda ağır bir uyku demek. Belki de kendimize geliriz. Kars'ın merkezine yarık lastikle bir şekilde varıp Elazığ'a geri dönmeyi planlıyoruz. Tam bir hayal kırıklığı... Eee Ani, sana da ayıp ediyoruz böylece.



O kadar hayalini  kurdun Ani'nin. Şimdi ne var aklında? Harabeleri gezmek mi? Hayır. Ermenistan sınırında yarılmış bir lastik, eve dönme planları ve yapılan hazırlıkların çöpe gidişi. Hayırlısı buymuş

1. günün sonu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder