17 Haziran 2014 Salı

Ankara-Mersin Bisiklet Turu, 2. Gün



Ankara-Mersin Turu 2. Gün

08.06.2014

Cihanbeyli-Konya


Alınan Yol: 102,77 km
Max.Hız: 45,76 km/s
Ortalama Hız: 21,18 km/s
Sürüş Süresi: 4:51:09
Toplam Mesafe: 252,58 km




                Dünden kalan moralle bugün kaçıp gitme isteğim var Cihanbeyli’den, Babam da Konya’da beni bekliyor, akşam evimde yatacak olmanın mutluluğu var.
                Hafif bir kahvaltı sonrası yola koyuluyorum…

               

                

              Enerji vermesinden çok, mutluluk vermesi amaçlı vuruyorum kakaoya J








                Mutluluğum çok uzun sürmüyor, 50.km civarında yine arka lastiğimin patladığını fark ediyorum. Güneş de bu arada kendini gösteriyor ve oldukça sıcak, 50 m ileride bir benzinlik görüyorum: SARIBAŞ DİNLENME TESİSLERİ…


           Önünde bir zat oturuyor, bir gözünün rengi atmış, bembeyaz; tahminimce birinin bedduası tutmuş.
           “Selâmün aleyküm” diyorum cevap yok;
Eliyle işaret ettiği yere bisikleti koymamı kabaca söylüyor.
Benim amacım lastiği gölgede tamir etmek ve marketinden soğuk bir şeyler almak; bunu ifade ediyorum. 
Şaka olduğunu tahmin ettiğim bir tepkiyle karşılaşıyorum: “Lan burası lastik tamir yerimi yürü git başka yere!”
“Düzgün konuş, insan gibi söyle çıkıp giderim zaten” diyorum…
Bağırıyor çağırıyor söyleniyor, ben çoktan arkamı dönmüş gidiyorum bela istemiyorum adamın özel mülkü, yorgunum lastiğim patlak vs…
Biraz daha söylenince bisikletteki bıçağı ve biber gazını taşıdığım çantayı söküp adama doğru yürüyorum, pompacı elemanlar araya girip beni uzaklaştırıyorlar.
Yine aklıma Günay'ın tabancası geliyor :)

İlk bulduğum gölgede lastiğimi tamir ediyorum …

Yedek lastik bitti yama yapıyorum...

                Kendime çok fazla kızıyorum, neden burada turladığımı sorguluyorum, keşke Konya’ya kadar otobüsle gidip geri kalanını bisikletle geçseydim düşüncesi pişmanlık yaşatıyor bol bol… İnsanlık buralarda ölmüş demek isterdim ama “insanlık” diye bir olgu göremiyorum…
                Taş ocaklarına gelmeden önce el pompamla şişirdiğim arka lastiğim sanırım bir yerden daha patlıyor ve 3 oluyor. Tam da bu sırada bir çoban köpeği bana doğru koşuyor yavaşlayıp duruyorum, ileride eşeğin üstündeki çobanı bekliyorum, küçük bir çocuk, elimdeki 2 muzdan birini veriyorum, benimle köpeğin arasına girip eşeğiyle bana eşlik ediyor, sınırı aştıktan sonra bir sonraki benzinliğe kadar basıyorum, lastikçide 5-6 kişi var SARIBAŞ DİNLENME TESİSLERİNİ soruyorum, gülüşüyorlar; “Kör olanla mı takıştın Abi?” diyorlar, anlıyorum ki herif arıza… Arabasıyla pompaya yanaşanları diğer pompaya geçmesi için azarlıyormuş, olmadı kovuyormuş, bana özel değilmiş yani… Toprak zengini ticaretten, insanlıktan bihaber bir varlık kısacası… Ancak bu yolu arabamla sık kullanıyorum, benden çok çekeceği var… J
                Bu sırada beni hiç yalnız bırakmayan Cüneyt Abi arıyor, lastiğin durumunu anlatıyorum, Konya’da slime basan bir yere gidip iç lastiklerine dolgu yaptır diyor. İnternetten araştırma yapıp Delta Bisikleti bulmuş, aramış; kaça kadar açık olduklarını vs sormuş, durumu bana mesajlıyor… Bildiğin yalnız değilim yahu J

Konya'ya yağmur yağmıyor, akıyor...

Konya girişi çok uzun bitmek bilmiyor...

 Açım, aç, millet mangala vuruyor :) 


Bitmeyen yağmur...


Not: Bisiklet yolları var ancak gidilmeyecek kadar kötü durumda, kaplaması sökülmüş, çukurlar var iyi olan yerler var desem orada da insanlar yürüyor… 20 kilo yükle bu işkenceyi çekeceğime yoldan gidiyorum… Eğitim şart…  

Ali Gökhan ALPTEKİN
Haziran, 2014

2 yorum:

  1. Bisiklet yolunda yürüyen Yayaların durumu tam bir Türkiye Manzarası... Geçmiş olsun Gökhan... Hiç de keyifli bir yolculuk olmamış yazdığın kadarıyla... Konya sonrası nasıldı peki?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk 2 gün faciaydı, 3. gün idare ederdi 4 ve 5'i anlatmaya kelimeler yetmez, çok iyiydi... :)

      Sil