24 Ağustos 2014 Pazar

Uzun Bisiklet Turlarında Gözden Kaçanlar-1: Tuvalet Alışkanlığı

Hazırsınız; çadırınız, bisikletiniz, uyku tulumu,mat, yiyecek, içecek... Her şeyinizin planı hazır, günde şu kadar kilometre sürüp şurada kamp kuracaksınız.

Turunuz başladı, bol bol yiyecek tüketip litrelerce su içtiniz.

İkinci gün, kilometrelerce sürüp bolca yediniz, içtiniz. Durum iyi.

Üçüncü gün oldu, yiyip içiyorsunuz da, bir eksiklik var: Hâlâ tuvalete gitmediniz!



Dördüncü gün genelde iplerin koptuğu, olayın vahametini anladığınız gün oluyor. Kaç gündür yapmadığınız büyük tuvaletiniz (bu lâfı sevmem, biz buna "sıçmamak" diyelim), size acı verici bir tecrübe yaşatacak! Hatta kaçınılmaz son, kan ter içinde az biraz rahatladıktan sonra, tuvalet kâğıdındaki kan lekesini gördüğünüzde -ki bunun sebebi anüste oluşan çatlaklar- korkuya kapılıp "Doktora gitmeliyim!" diyorsunuz.





Bu, ben ve tura çıktığım birçok arkadaşım için yaşanmış bir senaryo. Anlatılan konu iğrenç olabilir (hadi ama, hepimiz tuvalete gideriz!), ancak bu senaryoyu yaşamak istemiyorsanız, turdan evvel bunun için birtakım hazırlıklar yapmanız gerekiyor.

Öncelikle, ilk amacınız, turun özellikle ilk günlerinde tuvalet ihtiyacınızı düzenli olarak gidermek olmalı. Gün boyu kaybedilen su ve dışkının, gün boyu pedal çevirmeniz sebebiyle çıkış yoluna ilerleyememesinden dolayı gideremediğiniz tuvalet ihtiyacınız başınıza büyük dertler açmadan şu yolları izleyebilirsiniz:

- Sindirim sistemini çalıştıran ilaçlardan edinin. Bu ilaçlara örnek olarak, Dulcolax verilebilir. Tabii ki kullanma talimatını okuyup kullanmanız gerekiyor.

http://www.akademik.tgv.org.tr/images/Dulcolax.KT.pdf



- Sindirim sistemini çalıştıran yiyecekler tüketin (Kayısı mesela! Ya da içi acı biber turşusuyla dolu bol yağlı bir tavuk döner!)

- Tuvalette terleyip acı çekmeyi sevmiyorsanız, tuvalet ihtiyacınızı günlük gidermeniz gerektiğini unutmayın.

Bu noktaları göz önünde tuttuğunuzda, sağlıklı bir şekilde turunuzu sürdürebilirsiniz.

Keyifli turlar!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder