28 Ağustos 2014 Perşembe

Uzun Bisiklet Turlarında Gözden Kaçanlar-2: Pimi Çekilmiş Maden Suyu

Ben gram hesabı yapan turculardan değilim. Gittiğim yerde bulamama endişesi yerine 4-5 tane ufak kutu salçayı alıp çantama koyar, günlerce taşırım mesela. Biz buna"Akira Kato Ekolü" diyoruz.

Bisikletimi acımasızca yüklerken, "Eşek gibi taşırım, kral gibi yaşarım!" diyorum tabii ki. Bu, kimilerine yorucu görünse de, bana son derece mantıklı geliyor. (tabii ki Akira Kato kadar abartmamak şartıyla!)


Taşıdığım fazla yükün içinde bir tanesi var ki, masum görüntüsünün arkasında pusuya yatmış bir canavar: "Yolda içerim." diyerek depoladığım maden suları!

Çantanıza buz gibiyken yerleştirdiğiniz maden suları, hem güneşin etkisiyle ısınıyor, hem de sürüşünüzden dolayı çalkalanıyor. Bu durumda maden suyunun içindeki çözünmüş karbondioksit, çözeltiden ayrılarak "Ben gidiyorum arkadaş!" diyor. Diyor demesine de, şişenin içinde, dışarı çıkmayı bekleyen birçok karbondioksit molekülü var! Bir de, hani uçaklarda olur ya, uçak yolculuğun sonunda kapıya yanaşırken ayağa kalkanlar ve koltukta bekleyenler. Bir miktar gaz da, bu koltukta bekleyenler gibi maden suyunun içinde çözünmüş halde bekler. Uçağın kapısı -ya da şişenin kapağı- açıldığında, bu bekleyenler de kapıya hücum edince, aşağıdaki videoda olduğu gibi, bir miktar da maden suyu kendini dışarıda bulur.


Neyse efendim, soda böyle açılmaz gördüğünüz gibi. Çünkü kapak, fırlayıp etrafa çarpabilir, hatta şişeyi kendinize doğrultmuşsanız gözünüzü bile oyabilir! 


Siz siz olun, maden suyunu soğuk için. Hatta şişeyi de şişe açacağıyla açın. 

Sağlıcakla kalın bir de.

1 yorum:

  1. Ben de ilk uzun bisiklet turumda aynı durumla karşılaştığımdan artık benzinliklerde durduğumda maden suyunu soğuk ve o anda tüketiyorum. Yanıma almıyorum. Bu şekilde elimde patlamasını da önlemiş oluyorum ;)

    YanıtlaSil