15 Eylül 2014 Pazartesi

Dört Dünya Turu, Dört Kitap-1: Pupa Yelken - Sadun Boro

22 Ağustos 1965 ...

Sadun Boro, kitabına bu tarihle başlıyor. Eşi Oda ile "Vira bismillah!" dedikleri günün tarihiyle...

Sonraları onlarca -belki de yüzlerce- kişiyi Dünya denizlerine yola çıkmaya teşvik edecek bu kitap, aslında "deniz sevdalılarının kutsal kitabı". Sadun Boro, dünya turu ve Pupa Yelken hakkında şunları söylüyor:

"Bu neşriyatın en önemli yanı ise, denizle hiçbir ilgisi olmayaninsanlarımıza denizcilik tohumlarını aşılamış olmasıdır. Zaten "Pupa Yelken"i kaleme almamın esas gayesi gençlerimize,dünyanın en güzel kıyılarına sahip olan yurdumuzun insanlarına denizi sevdirmek, onları engin ufuklara yelken açmaya teşvik etmekti."

Bu yönüyle görevini lâyıkıyla yapmış, hatta bir efsane olmuştur Pupa Yelken. Her yelkenliyle dünya turu kitabında adının geçmesi boşuna değil!

423 sayfalık kitabın anlatımına geçmeden, elinize aldığınızda size hissettirdiklerinden bahsetmek lâzım. 27*19 cm ölçülerindeki kitap, 423 sayfadan oluşuyor. Aralara serpiştirilmiş fotoğraflar, sizi de bu turun bir parçası yapıyor. Ayrıca sayfalara iki kolon halinde yerleştirilmiş yazılar okumayı kolaylaştırıyor. 2. hamur kağıt da gözü daha az yoruyor. Kitabın sonunda ise, bu tur boyunca yayınlanmış gazete haberleri bulunuyor. Kitabın arka sayfalarında bulunan yelkenli terimleri sözlüğü ise, anlamadığınız yerde yardımınıza koşuyor.Yani bu kitabı okumamak için herhangi bir bahaneniz yok. En büyük sürpriz ise, Boro çiftinin dünya turunda kaydettikleri çeşitli seskayıtlarını içeren bir CD'nin kitaba eklenmiş olması. Bu kayıtlar, Sadun Boro'nun kibar anlatımı ve Oda Boro'nun eğlenceli Türkçesiyle daha da zevkli hale geliyor.

Şimdi gelelim bu kitabı bir efsane yapan ayrıntılara...

Yaklaşık iki senedir bu blogda elliden fazla yazı yazdım. Hâlâ daha iyisini yazmaya uğraşıyorum. "Pekâlâ, bu iyi yazmanın en üst sınırı nedir?" derseniz, cevabım "Sadun Boro Türkçesi!" olur. Çünkü böyle zengin bir anlatım, böyle müthiş betimlemeler, bir gezginde gerçekten zor bulunuyor. Şimdi vereceğim örneklerdeki anlatımın bütün kitaba yayıldığını düşünün, bana hak vereceksiniz:
"Kısmet bu ışık seli içinde uzun duvağını peşinde sürüyen bir gelin gibi bütün gece yol aldı."

"Günün sıcaklığı kırılıp serinlerken, güneşin, hiçbir ressam fırçasında canlanamayacak renklerde batışı, tabiatın insanoğluna bahşettiği ne güzel bir renk ziyafetidir..."

Enfes! Tek kelimeyle... Tabii bu eşsiz anlatımın sebeplerinden birisi de, Sadun Boro'nun, tur boyunca çeşitli gazetelerde basılmış yazıları... 

Bir ülkenin, yelkenliyle dünya turu atan ilk denizcileri olmak, yıllarca hayali kurulan bir turun gerçek oluşu, ayrılık gözyaşlarıyla gözlerden kaybolup mutluluk gözyaşlarıyla karşılanmak, fırtına, okyanus, yedi denizlerin kedisi Miço... Oturduğunuzyerdeuzaklarınhayalini kurduracak bir kitap, Pupa Yelken. 

Okuyun, hak vereceksiniz.

Ekleme:

Osman Atasoy'un Uzaklar II'deki kütüphanesinde, Her Yere Uzak Topraklar, Macellan'ın İzinde ve Pupa Yelken de var. Demek ki bunlar gerçekten gezgin kitapları.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder