8 Eylül 2014 Pazartesi

Verilere Köle Olmak: Strava, Runtastic, MapMyRide filan

Başlarken şunu bilin: Bu yazıyı yazan kişi, akıllı telefonlardan, süper aplikasyonlardan, kalan şarjın yüzde ile ifade edilmesinden nefret ediyor. GPS verilerini GPS cihazı ile kaydediyor, fotoğrafını fotoğraf makinesi ile çekiyor, telefon görüşmelerini tuşlu bir cep telefonuyla yapıyor. Bisiklet sürdüğünde, bisiklet sayacının sunduğu veriler ona yetiyor. Ayrıca, bu tür uygulamaların hedef kitlesinin kendisi gibileri -zaten- kapsamadığını biliyor. Sadece "Neden kullanmıyorsun?" diyen olursa diye, hazırlık amaçlı yazılmış bir yazı.

"Abi Strava diye bi' uygulama var, süper!"

Burada bitse iyi. Durmuyor Strava övgüsü. Strava'nın maharetleri bitmiyor anlatmakla. Kaydediyor, karşılaştırıyor, bilgisayara aktarıyor... Kız istemeye gitse, eli boş dönmez. Öyle süper!



Bilmeyenler için özet geçeyim: Strava, aşırı akıllı telefonlarımıza yükleyerek kullanabileceğimiz bir bisiklet uygulaması. İz kaydı filan yapabiliyor galiba. Ben çok ilgili değilim o konularla. Bilgi isteyen şuraya tıkılayabilir.

Ben akıllı telefon sahibi değilim. Uzun süre olmayacağım da bu gidişle. Böylesine gereksiz -olduğunu düşündüğüm- bir cihazı, en büyük zevklerimden biri olan bisiklete bulaştırmış da olmayacağım uzun süre. Pekâlâ, niye böyle düşünüyorum?

Bu soruyu, hedef tahtasına koyduğum uygulamanın İnternet sitesinde yapılan açıklamalar üzerinden cevaplayayım.

http://www.strava.com/features




1- Compare & Complete: Yürü koçum!

Amaçsız, hafif tempolu sürüşlerin katili... Uzun zamandır başkalarıyla herhangi bir kulvarda kapışmadım (Metrobüs'e binmek hariç). Hiçbir sürüşümde "Acaba diğerlerine göre iyi miyim?" demeyi kendime yakıştıramıyorum. Bu yüzden tur bisikletçisiyim zaten. Yanımdan geçen performans delilerine "Hmms, gayet hızlılar." demek benim için büyük büyük keyif. Baştan yavaş olduğunu kabulleniş. Gayet mantıklı!

2- Challenge Yourself: Haydi Rocky!

Off, çok yorucu! Her zaman Harput'a çıkarım, hiç "Ulen bu sefer nasıl çıktım acaba?" demedim. Aslında mesele sadece "Ulen bu sefer niye terledim?" veya "Yine yavaş çıktık!" demekten öteye de gitmedi. Belki de her yaptığı işte bir "aferin" bekleyen insanlara yönelik bir özelliktir. Hmm, ne diyelim? Aferin!
3- Explore: Buna bir şey diyemem

Bu özelliğine bir şey diyemem. Belki çoğu zaman işe yarıyordur. Gerçi tamamen ticarethane görünümüne bürünmüş Ayder yaylasına gidip "Ouu, abi çok süfer bi yer burası yea!" diyen insanların beğenilerinin dikkate alındığı bir zamanda, "Ouu abi, bu rota süfer yea!" diyenlere nasıl güveneceksiniz? Neyse, vardır bir yolu.

4- Gear up: Bilmediğiniz bir söz var!

Nedir bu söz? Gitar çalanlar belki de bilir bu sözü: Gerçek ton gitarda değil, parmaklardadır!

Jaco baba işi biliyormuş. Ben üstüne bir şey diyemem.

***

Akıllı telefon, giyilebilir teknoloji, çift çekirdek filan derken iyice verilere, amaçsız rekabetlere, gark olduk gibime geliyor. Hiçbir uygulama da benim gibilere akıllı telefonu sevdirmek için yazılmıyor zaten.

Neyse efendim. Benim bahanem bunlar. Hepinize keyifli sürüşler dilerim.

5 yorum:

  1. Okurken hem güldüm hem eğlendim. Kendimi gördüm bu yazıda. Birtek ben çok başlardayım inş. bende bir gün sizin gibi gezebilicem.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. Yollarda görüşmek üzere :)

      Sil
  2. performansa takıntılı olmanın nesi kötü mübarek? kimisi de kendiyle yarışmaktan zevk alır.

    YanıtlaSil