31 Ekim 2014 Cuma

İnceleme: Wedze Neopren Destekli Kar Kayağı Maskesi

Geçen kış kullandığım ince maskeyi kaybedince yeni bir kar maskesi arayışına girdim.

Aradığım özellikler şunlardı:

-Yüzü soğuktan iyi korumalı, sıcak tutmalı
-Kumaşı ve dikişleri kaliteli olmalı, esnekliğini yitirmemeli
-Ter tutmamalı

Araştırırken ilk adresim Decathlon oldu. Özellikle kayak maskeleri dikkatimi çekti. Tamamen soğuk havaya yönelik olduklarından, kendimi garantiye almak istedim biraz da.

Kayak maskelerinden biri özellikle dikkatimi çekti. Neopren ağız koruması, süratli sürüşlerde daha iyi koruma sağlayabilirdi.

http://www.decathlon.com.tr/yarim-kar-maskesi-yetikin-id_8011839.html


Ağız kısmındaki havalandırma deliklerinin tempolu sürüşte yetersiz kalabileceğini düşünsem de, bu maskeyi sipariş ettim. Elime ulaştığında, kalın kumaşının ve dikişlerinin kalitesinin tatmin edici olduğunu düşündüm. Tabii ki bunların kalitesini zaman gösterecek.

30 Ekim 2014 Perşembe

Ölen 18 İşçi ve Halay Çeken Bisikletçiler İroni midir?

Yazıyı yazmak için çok geç kalmamalıydım, zira duygularımın yoğunluğu üzerinden zaman geçtikçe azalıyor...

29 Ekim 2014

Uzun zamandır doğaya akma isteğim vardı, kendime de çok zaman ayıramıyordum. Cumhuriyetin 91. yıl dönümünün tatil olmasını fırsat bilerek sabah erken saatte yola koyuldum rota yoktu 100 km yol yapıp evime dönecektim ama bir sorun vardı; yoğun sis...

Şehirlerarası yol tehlikeli olacaktı, yön değiştirdim şehir içine doğru...

Bisikleti aldığım ilk andan itibaren takip ettiğim, ismini vermek istemediğim bir ekip de Anıtkabir'e Ata'yı ziyarete gidiyordu takıldım onlara...

Not -1-
Aslında bu tarz grupları pek sevemedim açıkçası, bunun sebepleri bu blogta Yusuf'un yazılarında gizli, merak eden okuyabilir...

http://www.turcubaba.com/2014/09/vazgecilemeyen-bir-bisikletci-smarklg.html

28 Ekim 2014 Salı

Altın Boğa Film Festivali hakkında düşünceler

Artvin'i severim. Ne zaman ona gitsem, bana, hoş geldin, dercesine bir sürpriz hazırlar. Altı ay evvel Tunç Fındık'la tanışmamı sağlamıştı mesela. Son gidişimde de hazırlamıştı sürprizini. Her ne kadar sadece ilk gününe katılabilmiş olsam da, bu Artvin'de düzenlenen bir festivalin geleceği için umutlanmama yetti.

Geçtiğimiz hafta (20-24 Ekim 2014 tarihleri arasında) Artvin'deydim. Bir arazi çalışması için bu küçük şehre vardığımda her yere asılmış olan afişler dikkatimi çekti. "Ulan!" dedim (kendime karşı tavrım serttir, lanlı lunlu), "Yine eğlenceli zamana denk geldik!".


Artvin Belediyesinin hazırladığı bu festivalde ilk senenin amacı -konuşmalardan anladığım kadarıyla- ödül vermek veya film yarıştırmak değil, insanlarda film sinema sanatına karşı bir kültür oluşturmaktı. Afişler, tanıtım, festivalin logosu; her şey gayet güzel ve emek harcandığı belli olan ayrıntılardı.

27 Ekim 2014 Pazartesi

Güzel Abilere Methiye-1: Gökhan abi ile Karadeniz yolları

Gökhan abi habersizce çeker fotoğrafınızı!
Ne zamandır uzun turlarda kimlerle iyi geçinebileceğimi düşünüyorum. Tura çıkamayınca insanın zihni bir şekilde bisikletle, turla, kampla bağlantı kuruyor. Aslında yapmam gereken şey son derece basit: Kimsenin dikkat etmediği küçük ayrıntıları gözlemlemek. Anlamadınız değil mi? Durun biraz daha açıklayayım.

Etrafınıza bir bakın. Arkadaş çevrenize mesela... Kimse sizin söylediklerinizi gerçekten -ama gerçekten diyorum bak- dinliyor mu? Yoksa sizin söylediklerinizin bitmesini bekleyip sözün kendisine geçmesini mi bekliyor? "Aaa, ne bu şimdi?" demeyin! Dikkat edin sadece! Ufak -çok ufak- bir ayrıntı daha: Arkadaş grubunuzla sohbet ederken bir arkadaşınız sözünüzü kesti. Sizin sözünüzün yarım kaldığına dikkat edip de "Sen bir şey diyordun, yarım kaldı." diyecek kadar dikkatli ve düşünceli kaç arkadaşınız var? Benim bir, evet evet, sıfırdan sonra, ikiden önce gelen sayı, bir! Kim mi? Ali Gökhan Alptekin tabii ki!

"Ya deli misin arkadaş!" mı dediniz? Garip mi geldi bu fikir? Siz de sözünü kestiğiniz arkadaşlarınızı, lafı ağızlarında öylece bırakan düşüncesiz insanlardansınız öyleyse. Bu bir "peşin hüküm" değil, yıllardır az-çok arkadaş edinmiş bir insanın -ben oluyorum o- gözlemi. Ve her gün tekrarlanan bir gözlem... Hiçbir arkadaşınızı -gerçekten- önemsemiyorsunuz belki de. Bir kere olsun onlara, bu son derece küçük mutluluğu, sözü-kesilmiş-insana-söz-hakkını-geri-kazanma mutluluğunu yaşatın. Küçük bir ayrıntı işte. İnsan ilişkileri önemli. Hele uzun bisiklet turlarında...

26 Ekim 2014 Pazar

Dağ Bisikletiyle Eğlenceli Bir Günün Ardından...

Gündem karışık. Sokak ortasında öldürülen 3 asker, karmakarışık Güneydoğu sınırları, Beşiktaş'ın UEFA kupasında aldığı galibiyetle yaşanan kısa süreli toz pembe dönem... Elbette gündemi takip ediyoruz ancak bu bir gezi blogu ve belki de insanlar buraya gündemden biraz olsun sıyrılmaya geliyor. 

Ne zamandır güzel, okuması zevkli bir blog yazısı yazamadım. Ee, benim gibi tatlısu turcuları için sezon bitti. Bundan sonra yollarda göreceğiniz turcular, ya sağlam adamlardır, ya da ne zaman tura çıkacağını kestiremeyen acemi gezginlerdir...

Son bir haftam, Artvin'de geçti. Artvin'e karşı ayrı bir ilgim var. Bu ilgide hem insanların sıcaklığının hem de doğal güzelliklerin payı var. Belki de Artvin'e olan aşkımı anlatacak uzun bir blog yazısı yazmalıyım.

***

Bugün Elazığ'daki birkaç bisikletçi arkadaşımla güzel bir bisiklet turu yaptık. Bir süredir Bisiklet Federasyonu İl Temsilcisi Aziz Kılıçkara'nın Elazığ'da düzenlemeyi planladığı bisiklet yarışı için rota araştırması yapıyoruz. Bugün ilk ciddi adımı atarak bisikletlerimize atlayıp bu rotada sürmeyi, varsa rotanın eksiklerini ve fazlalarını görmeyi istedik. 

Harput'ta başlayan turumuzu yine orada bitirecek şekilde, tartışarak planlamaya çalıştık. Sonunda ortak bir karara varamadık. Zaten öyle bir amacımız da yok gibiydi. Pertek'teki rotadan aklımızda kaldığı kadarıyla, ona benzer bir rota çıkarmayı düşünüyorduk. Hem patika, hem Mars yüzeyi, biraz asfalt... 

23 Ekim 2014 Perşembe

Akşamın Sürprizi: www.castles.nl

Aslında bu siteyi "Külliyat" sekmesi altına koymalıydım. 
Engüzekkapı Kalesi'ni fethedemeyişimden sonra içime bir şeyler oturdu. Her üç google aramamdan biri Engüzekkapı Kalesi! 

Her ne kadar kaleyi fethedememiş olsam da, onun sayesinde güzel bir siteye denk geldim:  http://www.castles.nl/

Sitede birçok ülkeden onlarca kalenin fotoğrafı ve kaleler hakkında kısa bilgiler mevcut. Hatta sitede en çok kalesi bulunan ülkelerden biri de Türkiye!


Hatta bir de facebook sayfası var: https://www.facebook.com/pages/Castlesnl/164922166878361


22 Ekim 2014 Çarşamba

Başarısız Bir Kale Fethinden Öğrendiklerim


Kahverengi tabelaları severim. Hele ki tabelanın bulunduğu yerden rahatlıkla görülebilecek kadar yakın yerlere yönlendiriyorsa beni... Engüzekkapı Kalesi de böyle çıktı karşıma.


20 ekim akşamı. Havanın kararmasına bir-iki saat var. Yüksek kaya duvarların arasında yılan gibi kıvrılan yollar, karşıma zorlu bir kale çıkarıyor: Engüzekkapı Kalesi.

Kaleleri oldum olası sevmişimdir. Özellikle restore edilmemiş olanlar, bir zamanlar onlara hakim olanların bıraktığı ve doğanın acımasız şartlarından bu günlere ulaşabildikleri halleriyle daha bir ilgi çekicidirler benim için. Hele ulaşılması da zorsa, öyle bir kışkırtır ki insanı! Ona ulaşabilmek için harcanan çaba mı, yoksa ona ulaştığında etrafı bir komutan edasıyla seyretmenin verdiği gurur mu ayartır beni bilmem. Bildiğim, kalelerde adı konmamış bir şeylerin beni hep kendine çektiğidir. 

Kaleye çıkan belli bir patika yok. Ayakkabılarım da oraya çıkmak için uygun değil. Ama kale "Gel!" diyorsa durmak olmaz. Durmadım ben de.


Sanki yıllardır bacaklarımı kullanmamışım. Niçin bu kadar çabuk yoruldular? Durmak yok! Şunun şurasında yüz metre ya var ya yok. O kadar ihtiyarlamadık daha!

19 Ekim 2014 Pazar

Kars-Trabzon Bisiklet Turu, 5. Gün: Ankara'nın Bağları, Artvin'in yolları

Neredeyse yarım sene geçmiş üzerinden Artvin'e aşık oluşumun, Ardahan'dan nefret edişimin.

***

Gecenin bir körü varmıştık Artvin'e. Şansımız varmış ki şehir merkezine tırmanmak üzereyken Çoruh Üniversitesinin misafirhanesine denk geldik de, 6 kilometrelik bir "gece tırmanışı"ndan kurtulduk.

Sabah olunca planımızı yapmıştık: Merkezden araç kiralayıp, araziden numune toplayacağız. Ama misafirhanedeki hesap çarşıya uyarmı hiç? Artvin'in turizm haftasına denk gelmişiz! Hem de tam gününe. Bugün Tunç Fındık, kaya tırmanışı yapacakmış, ardından da topluca bir kanyon turu. Biz de arazi programımızı bir gün daha erteleyip sabah dokuzda Artvin Belediyesinin önünde, elimizde meyve suları ve poğaçalarla beklemeye başladık.

Vadiye gitmeden şunu da belirteyim, tur yazılarımın Ardahan kısmında bahsetmiştim, bir sloganı vardı Artvin'in: Turiste saygı varsa, turizmde kaygı yoktur! Gerçekten de öyle. Yanınızdan geçen insanla göz göze gelmeniz yeterli. O ilk bakışta sizin Artvinli olmadığınızı, siz de ayak üstü bir sohbetin başlayacağınızı anlıyorsunuz. İşte böyle. Açıklama bu kadar.

Araçlar belediyenin önüne dizildi. Karakurum'da 80 Gün kitabını severek okuduğum Tunç Fındık'la tanışacaktık. Araçlar hareket etti. Haydi bakalım.

Dar bir vadide araçtan indik. Kireçtaşı duvara dözenmiş rotayı tırmanacak olan Tunç Fındık'ın hazırlıkları tamam. Tırmanış başlıyor.



17 Ekim 2014 Cuma

Geçen yine Sarıoğlan'dayım...

Biçerdöver ekinleri biçip döveli çok olmamış. Çadırın içinde her hareket edişimde sapların çıtırtılarını duyuyorum. Gece karanlık, böcekler gürültücü. Kaç kilometre oldu evden ayrılalı? Bin? İki bin? Sarıoğlan kasabasına yolum nasıl düştü? Buraya varmadan evvel böyle bir kasaba var mıydı? Ben göreyim diye mi var oldu koca kasaba?

10 Ekim 2014 Cuma

Hafif Çadır Denemesi: Tarp gibi, değil gibi

Merhaba arkadaşlar,

Benim gibi tatlı su turcuları için tur sezonu hafiften kapanıyor. Ben de önümüzdeki sezon için hem rota hem de malzeme hazırlıklarına başladım haliyle.

Bugün, ne zamandır takip ettiğim İnternet sitesi www.dogayakacis.com'da bir yazı okudum. Linki aşağıda:

http://dogayakacis.com/2014/09/23/neden-tarp-kullanmaliyim/

Yazıyı okuduğunuzda "Sahiden, bu çadırı niye taşıyorum ki?" diyorsunuz (yani ben demiştim.). Uygun fiyatlı bir tarp için sipariş versem, elime geçmesi birkaç haftayı bulur. O halde eldeki malzemelerle bir deneme yapmalı.

Benim elimdeki en uygun malzeme, Quechua 2 Seconds. Hem iç katmanının kolaylıkla sökülmesi, hem de kulay kurulumu ile, "Aman içeri böcek girip de tadımızı kaçırmasın!" anlayışının haklı olup olmadığını deneyeceğim.

Quechua 2 Seconds (iç ve dış katmanlar, kazıklar, tümleşik poller, ipler): 2.4 kg
Sadece dış katman, ipler, iki kazık ve poller: 1.2 kg

Çadırın ağırlığını yarıya indirdik. İç katmanı sökünce ideal şekli bozulan dış katmanı iki yan ve iki uçtan çakarak ideal şekle getirmek gerekiyor.

Çadır hakkında fikir vermesi için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz:




4 Ekim 2014 Cumartesi

Hafta sonu Sivrice'yi gökyüzünden izledik

Merhaba arkadaşlar,

3 Ekim 2014'te, Sivrice Hazarbaba dağından yamaç paraşütü uçuşlarımızı yaptık. Öğleden sonra yaptığımız uçuşlar sorunsuz gerçekleşti.

Hazarbaba'ya çıkış
Taşlık yoldaki sürüş pek konforlu olmasa da uçuş heyecanıyla yolculuğun nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. İki sefer çıktığımız Hazarbaba'dan, ilk önce Kenan Şaksu, Veli Şen ve Osman Mıhçıokur uçtu. İkinci seferde ise önce ben, sonra Veli Şen, en son da Kenan Şaksu uçuşlarımızı gerçekleştirdik.

3 Ekim 2014 Cuma