26 Ekim 2014 Pazar

Dağ Bisikletiyle Eğlenceli Bir Günün Ardından...

Gündem karışık. Sokak ortasında öldürülen 3 asker, karmakarışık Güneydoğu sınırları, Beşiktaş'ın UEFA kupasında aldığı galibiyetle yaşanan kısa süreli toz pembe dönem... Elbette gündemi takip ediyoruz ancak bu bir gezi blogu ve belki de insanlar buraya gündemden biraz olsun sıyrılmaya geliyor. 

Ne zamandır güzel, okuması zevkli bir blog yazısı yazamadım. Ee, benim gibi tatlısu turcuları için sezon bitti. Bundan sonra yollarda göreceğiniz turcular, ya sağlam adamlardır, ya da ne zaman tura çıkacağını kestiremeyen acemi gezginlerdir...

Son bir haftam, Artvin'de geçti. Artvin'e karşı ayrı bir ilgim var. Bu ilgide hem insanların sıcaklığının hem de doğal güzelliklerin payı var. Belki de Artvin'e olan aşkımı anlatacak uzun bir blog yazısı yazmalıyım.

***

Bugün Elazığ'daki birkaç bisikletçi arkadaşımla güzel bir bisiklet turu yaptık. Bir süredir Bisiklet Federasyonu İl Temsilcisi Aziz Kılıçkara'nın Elazığ'da düzenlemeyi planladığı bisiklet yarışı için rota araştırması yapıyoruz. Bugün ilk ciddi adımı atarak bisikletlerimize atlayıp bu rotada sürmeyi, varsa rotanın eksiklerini ve fazlalarını görmeyi istedik. 

Harput'ta başlayan turumuzu yine orada bitirecek şekilde, tartışarak planlamaya çalıştık. Sonunda ortak bir karara varamadık. Zaten öyle bir amacımız da yok gibiydi. Pertek'teki rotadan aklımızda kaldığı kadarıyla, ona benzer bir rota çıkarmayı düşünüyorduk. Hem patika, hem Mars yüzeyi, biraz asfalt... 


Bir noktadan sonra, rotayı, yarışı unuttuk; gözümüze hoş gelen, "Şuradan inebilir miyiz lan?" dediğimiz yerlere daldık. Her ne kadar Murat, bisi bu yoldan döndürmeye çalışsa da, uyarıları alıcısının bulunamadığı paketler gibi geri döndü. Harput'a toprak yoldan ulaşmayı planlarken, kalenin arkasındaki uçurumdan hedefe ulaştığımızda elde bir bisiklet rotası değil, kaybolmuş bir grup bisikletçinin medeniyete ulaşmaya çalışırken katettiği patika vardı.


Güzel gün, güzel bitmeliydi. Elazığ'ın yöresel yemeği olan sırın ile günün sürüşünü ödüllendirerek akşamı bulduk. Herkes evlerine dağılırken, kolu bacağı kırmadan günü tamamlamanın rahatlığı vardı hepimizde.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder