11 Kasım 2014 Salı

Büyük Kapışma : V Fren vs Disk Fren



Bisiklete yeni mi başlıyorsunuz?

Amacınız genelde kara yollarını kullanarak uzun turlar yapmak mı?

Fren seçimi konusunda kafanız mı karışık?

Lütfen böyle buyurun, bu yazı tam olarak sizi ilgilendiriyor... 






Birçok forumda tartışmaları bitmek bilmeyen bir konudur bu seçim...

Aslında herkes kendi özelinden genelleme yaparak yorumladığından, kafa karışıklığından öteye gidemiyor bu tartışma...

Bakın biz şimdi özelden genele değil de özelden özele gideceğiz...

Kimiz biz? Tur bisikletçileri o halde dağ bisikletçilerini yarışçıları vs. bir kenara bırakalım, tur esnasında ihtiyaç duyduğumuz durumlara göz atalım;


1. Sorun Yaratmayacak Ekipman

Disk fren hakkında hemen hemen hiç bir fikrim yok hatta hiç disk frenli bisikletim de olmadı ama etrafımdan şu yakınmaları çok duydum;

- Hidrolik borusu yağ kaçırıyor

- Hidrolik sistem hava yaptı
- Balatalarım bitti, yağım yok
- Diskten sürtme sesi geliyor


V Fren hakkındaki yakınmalar ise sınırlıdır; 
- Ayarı bozuldu, (Minik bir tornavida veya bıçakla çözülecek çok basit bir problem.)
- Fren teli koptu
- Pabuçlar bitti

Gördüğünüz gibi eğer fren kolunu falan büyük bir çabayla kırıp elinize almadıysanız, yanınızda taşıyacağınız bir kaç küçük yedek parçayla çözümlenebilecek şeyler.


2. Yedek Parça Ulaşılabilirliği

Eğer yanınızda yedek parça yoksa, rotanız üzerinde herhangi bir yerde bulunabilir veya ortalama bir bisikletçi tarafından tamir edilebilir bir ekipman turda kafanızı daha rahat ettirir... Net.


3. İhtiyacın Fazlası Zarar

Disk fren yüksek hızlarda ani yavaşlamanızı sağlayan, yağmurlu çamurlu yollarda frenlemeyi göbeğe aktararak daha verimli çalışan bir sistem. Peki bizim gerçekten buna ihtiyacımız var mı?  Bence yok...

Ankara-Mersin turumun ikinci gününde hayatımda gördüğüm en baba yağmuru Konya Ovasının acımasız, altına sığınabileceğiniz tek siperi olmayan 60 km'lik kısmına denk getirip,  bisiklet üzerinde yedim. Frenlemeyle alakalı bir problem yaşamadım, sadece performansı düşüyor...

Karadeniz turunda da AVM çatısı çökerten yağmurlara denk getirdik kendimizi, yine frenim boşalarak dalmadım bir evden içeri...


4. Güvenlik (Önemli Bilgi İçerir)

Torosların zirvesinden deniz kenarına inerken, 120 kiloyu bulan toplam ağırlığımla frenlere gelişi güzel asılsaydım, büyük ihtimal lastiğimi yarıp 70 km/s civarı bir hızla ya asılı kalmıştım bir yarda ya da kuş misali özgürlüklere kanat açmıştım çoktan...

V Frende belki de dikkat edeceğiniz en önemli husus bu...

Ağırsınız, altınızda hızlanmak isteyen bir canavar var ve siz plastik pabuçlarınızla metal bir janta sürterek bisikletinizi yavaşlatmaya çalışıyorsunuz...

O metal ısınır, o lastiği yarar aman dikkat edelim!  

Sürekli frenleme yapmayacağız, ara ara basıp, jantımızın soğumasına fırsat vereceğiz ve sık sık kenara çekip manzaranın keyfini çıkarıp, fotoğraf çekeceğiz... ;)

Not: Disk frende de tüm bu ağırlığı göbeğe aktarmak göbeğinizde çok geçmeden hasar oluşturacaktır...


SONUÇ


Turculukta, disk fren bisikletinizi/sizi pahalı ve güzel gösterir, tercih sizin... ;)

2 yorum:

  1. Jantın ısınıp lastiği yarması olayını ilk defa duyuyorum. Çok ilginç.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sürekli ve dik inişlerden söz ediyorum ve yarılacak lastik iç lastiktir ;)

      Sil