20 Kasım 2014 Perşembe

Uzun Bisiklet Turlarında Gözden Kaçanlar-3: Tünele giriyormuşsun, girme!

Başlıkta "tünelde bisiklet süreceğim diye hayatını tehlikeye atan manyaklar"a değil, yolu kısaltmak için tünelden geçenlere seslendim. Duyarlar mı?

Nefise Akçelik Tüneli... Uzun. Upuzun. Bitmiyor yürümekle.

Niye yürüyoruz bu tünel kenarında? Yürümekle bitecek gibi değil. Dışarıda bir olan ses, tünelin içinde bin oluyor. Bir de korna çalan kamyonlar yok mu...


Rotayı iyi tanımadan yola çıkarsan olacağı bu. Dönülmez tünelin ortasındayız. Vakit çok geç. "Yağmurda ıslanmadık kiiii! Ehehehe!" diye kendimizi kandırarak ilerliyoruz. Esaretin Bedeli'ndeki gibi, tünelin sonunda şekilli pozlar varip yağmuru yüzümde hissediyorum. Bir daha bir tüneli yürüyerek geçmek mi? Uzak olsun!

Konumuz kötü hazırlık sonucunda göremediğimiz güzellikler.

Yolunuzun üzerindeki tünelleri iyi analiz etmeniz gerekiyor. Niçin?

Örneğin Karadeniz sahil yolunda, Hopa'dan Samsun yönüne giderken çoğu tünelin dışında, eski sahil yolu, hâlâ tek yönlü olarak kullanılmaktadır. Tünel girişlerinde "Bu yol nereye gidiyor?" demeyin. Ukrayna'ya gidecek hali yok.



Bu tür yollara iyi bir örnek: Pazar Tüneli ve eski yol

Bu tür yollara verilebilecek en iyi örnek Perşembe-Bolaman yoludur. Nefise Akçelik Tüneli'nde bitmeyen yürüyüşler yapmaktansa, Yason Burnu'nda sessizliği dinleyebilirsiniz mesela.

Sadece doğal güzellikler mi? İnsanı da güzel Karadeniz'in.
Kişisel tercihim, ne kadar yokuşlu olursa olsun, açık havadan gitmek, tünellerden olduğunca uzak durmaktır.

Yason Burnu...
Şanslıyım ki Nefise Akçelik Tüneli'ni hatalı bir kararla yürümemizden birkaç ay sonra, dışarıdan geçen eski yolda da bisiklet sürme şansını buldum. Siz aynı -ilk seferde bizim de yaptığımız gibi- hataya düşüp, hakkınızı egzoz koklayarak harcamayın. Rotanızı dikkatlice, özenle oluşturun.


Yason Burnu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder