5 Aralık 2014 Cuma

Blog Yazarının El Kitabı


Evet, böyle bir kitap var. Aslında sadece blog yazarının değil, Türkçe herhangi bir metin yazanın el kitabı.

Ucuz hem de. 2 lira 40 kuruş.


Dil dediğin, ilginç bir şey tabii ki. Herkes bildiğini savunuyor. Ee, tabii ki hepimiz derdimizi anlatacak kadar hakimiz Türkçeye. Ama bu hakimiyet, söz konusu yazmak olunca esarete dönüşüyor. Dilin katı kuralları, peşinizi bırakmıyor. Siz ondan kaçtıkça, onlar "Lan olm, nesi zor lan? Bağlaç ile iyelik ekini ayırt etmenin nesi zor?" diyor. Biz, yazım kurallarına sıkı sıkıya bağlı okuyucular da, bir adet virgülün esirgendiği cümlelere yanlış anlamlar yükleyip "Ne demek istemiş lan bu?" diyerek  bir cümleyi defalarca okuyoruz.

Pekâlâ haksız bir şikayet mi bu?

Değil. "Sınavda mıyız ya hu?" diyerek bu cehaleti savunmak da mümkün değil. Kaynağı nedir bu vurdumduymazlığın, bilmiyorum. Tek bildiğim, ayrı yazılması gereken de'nin yerine duyduğum ızdırap. Yapmayın güzel kardeşim. Açın, okuyun. Bulunma hâl ekini bilseniz yeter. Bu lan, bu bütün mesele.

Bak, örnek vereyim:

"Zaten sınavda kötü geçti" dersen sınavda sana bir şeylerin fena geçtiği, girdiği, haşırt diye, cart diye seninle bütünleştiği anlaşılır.

"Zaten sınav da kötü geçti." dersen, o sıralar sınavın dışında başka şeylerin de senin istemediğin şekilde meydana geldiği/oluştuğu anlaşılır. Yani ben onu anlarım.

Akşam akşam bozdum terbiyemi anasını satayım.

***

Kibariye dinliyorum, gözlerim kapalı. Eller kadir kıymet bilmiyor anneeeemmm...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder