26 Aralık 2014 Cuma

Dört Dünya Turu, Dört Kitap-4: Macellan'ın İzinde - Hakan Öge

Belki de en zorlandığım şeylerden biri, bir zamanlar okuduğum ve şu an pek bir şey hatırlamadığım kitaplar hakkında yazı yazmaya çalışmak (peh peh peh, havalara gel! Sanırsın Enis Batur!). Mardek'in Seyir Defteri de aynen böyle. Okuduğum ilk "yelkenliyle Dünya turu" kitabı (aslında Sadun Boro'nun Pupa Yelken'i ile başlamalıydım). 

Hakan Öge'yi, Atlas'taki yazılarından tanıyordum. Yamaç paraşütüyle -aslında paramotor, motorlu paraşüt yani- Sinop'tan Anamur'a uçarak rekor kırmış bir maceraperest. Yelkenliyle yaptığı Dünya turunu da ne zaman duydum, ne zaman kitabını aldım da okudum hatırlamıyorum. Zaten kitabı okurken de bir-iki yerin altını çizmek dışında herhangi bir not almamışım. Biraz gümbürtüye gitmiş anlayacağınız. 

Çok geyik yaptım, biraz da kitaptan bahsetsem iyi olacak. Günlük fomatında yazılmış olan Macellan'ın İzinde, en başta "ulen ufacık teknede insan yazacak ne bulabilir ki?" diye düşündürüyor (gerçi Deniz Çingenesi dışındaki üç kitap da bu formattaydı zaten). Ama okumaya başladığınızda, ufacık teknede kocaman bir dünya olduğunu fark ediyorsunuz. 

Kitabı okurken sıkıldım mı? Hayır. Zaten bazı yerlerde günlük yazılar kısalıyor ve her yazı arasındaki zaman farkı da artıyor. Hakan Öge'nin rotası, Panama Kanalı'ndan değil, Güney Amerika'nın güneyinden (Horn Burnu) geçtiği için okuyucuya farklı yerler, farklı kültürler de sunuyor. Zaten kitabın kapak fotoğrafı da Horn Burnu yakınlarından (Ventisquero Buzulu, sf.246). 

Bir de Sophie sürprizi var kitapta. İnsanın, şansının okyanus ortasında olsa bile güleceğini anlatıyor adeta.


İşte böyle bir kitap Macellan'ın İzinde. Şimdi ise kitabın eksiklerinden bahsedeyim. Arka kapakta şu ifade geçiyor: "... Üstelik, ikisi de profesyonel fotoğrafçı olan Sophie ve Hakan Öge çiftinin inanılmaz fotoğrafları eşliğinde..." Hmm... Açıkçası,fotoğraflar güzel ama fotoğrafların baskı kalitesi oldukça düşük. Renkler canlı değil ve neredeyse pikseller bile sayılacak. O açıdan kitabın eksiği, fotoğrafları. Bunu Facebook üzerinden Hakan Öge'ye sorduğumda "Maliyet ulan maliyet!" dedi. Yani bu kadar kabaca demedi ama, benim aklımda böyle kalmış. Ayrıca fotoğrafların ağırlıkta olduğu Duygularla Akmak adlı bir kitapları varmış zaten.

Kitap 439 sayfa. Gıcır gıcır 1. hamur kağıda basılmış. Fotoğrafların pek nefes kesmediğini de söyledim. Sonuç olarak, alın, okuyun. Pişman olmazsınız.


Yazıyı Hakan Öge'nin kelimeleriyle bitireyim:

"Şehir hayatı, sürekli bir şeyleri yetiştirme telaşı, kendimize ait olması gereken zamanı nasıl da çalıyor bizden..."

***

Dört Dünya Turu, Dört kitap serisinin son yazısını da yazmış oldum böylece. Bu noktada, bu dört kitaptan herhangi birini (veya hepsini) okumayı düşünenlere tavsiyelerimi de sunayım:

Sürükleyicilik açısından:

1- Sadun Boro-Pupa Yelken
2- Eralp Akkoyunlu-Deniz Çingenesi
3- Hakan Öge-Macellan'ın İzinde
4- Osman Atasoy-Uzaklar

Anlatımın zenginliği açısından:

1- Eralp Akkoyunlu-Deniz Çingenesi
2- Sadun Boro-Pupa Yelken
3- Hakan Öge-Macellan'ın İzinde
4- Osman Atasoy-Uzaklar

Şahsi kanaatim:

1- Deniz Çingenesi (kutsal kitap)
2- Pupa Yelken  (güzel Türkçe, eğlenceli anlatım)
3- Macellan'ın İzinde (anlatım zengin değil ama hikaye güzel)
4- Uzaklar (sıkıcı anlatım, gündelik olaylar, okunmasa çok şey kaybedilmez)




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder