21 Temmuz 2015 Salı

Boyumdan büyük işler

Biraz evvel çekmeceleri karıştırırken 4 tane usb bellek geçti elime (bir de kim bilir ne zamandır çekmecede bekleyen, poşet içinde peynir ekmek; ama bu pek anlatılası değil.) Böyle durumlarda, usb bellekleri karıştırmak büyük bir zevk. Dedemin evindeki esrarengiz kutuları kurcalamak gibi (onlardan birinin içinden tabanca dahi çıkmıştı mesela). Tamam, usb belleklerden tozlanmış kutuların verebileceği gibi ganimetler beklemiyorum, ama kim bilir ne zaman depoladığım fotoğraflar, belki çıktısını aldığım belgeler, indirip de izlemeyi unuttuğum filmler çıkabilir karşıma onları kurcalarken. Çıktı da. Bir film indirmişim örneğin: Otobüs Yolcuları. Bir de kitap: Four Centuries of Geological Travel - The Search for Knowledge on Foot, Bicycle, Sledge and Camel

Kitabın kapağı
Wyse Jackson'un editörlüğünde hazırlanan kitapta bulunan bir makale ise bisiklet süren ve yarım yamalak jeoloji öğrenmiş benim gibi bir bireyin dikkatini çekiyor: Grenville Arthur James Cole (1859–1924): the cycling geologist

Kitabın editörü Jackson'ın bu makalesi James Cole'un bisikletle yaptığı arazi gezilerini fotoğraflar ve haritalarla destekleyerek anlatıyor. Bisikletle jeolojinin harmanlandığı çok fazla makale olmasa gerek; onu Türkçeye aktarmanın bir arşiv niteliğinde olacağı  kanaatindeyim.

Bu makaleyi -veya herhangi bir bilimsel makaleyi- çevirmek zor görünüyor olsa da denemeye değer. 

16 Temmuz 2015 Perşembe

Bisiklet Kazası Raporu: Marketten ne alacaktım ben?

Paldır küldür düşünce unutmuşum, ben markete gidiyordum yahu, bir şeyler almaya. Neyse, dönüşte alırım alacağımı, şimdi yaptığım kazayı anlatayım.

Öncelikle kazanın gerçekleştiği mekanı anlatayım, gözünüzde canlansın:


1: Kumlu çakıllı esrarengiz bir alan. Muhtemelen beni düşürmek için kurgulanmış şartlardan ilki.
2: Beni yanıltıp düşmeme sebep olacak araç.
3: Alakasız bir araç. Ama ters yönde park etmiş (herkes kuralsız efendim.)
4: Marketin çatısı.

13 Temmuz 2015 Pazartesi

Bisikletforum'da Olan-Biten: Kim ulan bu Savaş Arslan?

Not: Bu yazıyı bisikletforum'da yayınlayacaktım ama Savaş Arslan hazımsızı beni siteden uzaklaştırıp masasının altına saklandığı için burada yayınlamam gerekti. Çoğunuz konuya uzak, zaten bunu sadece Savaş okursa yeterli.

2. not: Pek değerli arkadaşlar, forumzedeler, forumu sevip de Savaş'tan nefret edenler, veya her ikisini de sevmeyenler! Beni mazur göreceğinizi umarak yorumlarınızı gizledim (silinmedi, hâlâ duruyor ancak görünmüyorlar). "Nereden çıktı bu! Sansürcüsün sen!" diyenleriniz olabilir. Haklılar da. Ama çok sevdiğim bi' ağbim rica ettiği için gizledim yorumları. Bunu yaptığım için beni suçlayacağınızı biliyorum ancak emin olduğum tek şey, benden, Savaş'tan nefret ettiğiniz kadar nefret etmeyeceğinizi bilmek :) Savaş kötü biri. Savaş gibi olmayın.

12 Temmuz 2015 Pazar

Volkan ağbi, Sinop ve bir spor kulübü

Volkan ağbiden bahsettiydim bir ara. Herhalde geçen sene bu zamanlar Elazığ'da buluşmuştuk, beni kendine hayran bırakmış, yanılmıyorsam Gaziantep'e gitmişti (emin değilim, Kahramanmaraş da olabilir, hep karıştırıyorum ikisini.)

Kayak ve kayakçı
Az evvel kendisinin facebook hesabında bir ileti gördüm. Tam olarak şu şekilde:

Facebook listemdeki sevgili arkadaşlarım ! Bir süredir beni heyecanlandıran yegane uğraşlarımdan biri olan Deniz Kanosuyla ilgili faaliyetlerde bulunacak bir spor kulübünü Sinop'ta faaliyete geçirdik. Bu sayede kano sporunun daha geniş kitlelere ve özellikle gençlere benimsetilmesi adına kurslar düzenleyip belki de Türkiye'nin en başarılı sporcularını yetiştireceğiz. Fakat henüz emekleme aşamasında bile olmayan kulübümüzün çok fazla sayıda ihtiyacı var. "Az çok demeyelim boş geçmeyelim" Ben şaka yollu söylüyorum, ama bu talebime değer verenlerden bir isteğim var. Aşağıda kulübün resmi banka hesabı bulunuyor. Ne kadar olduğu önemli değil, kulübümüze bağışta bulunursanız beni çok sevindirirsiniz. En azından banka hesabımızda bir hareket olsun :)
Kano Akademisi Spor Kulübü Derneği
TC Ziraat Bankası – Sinop Şubesi (226) Hesap No: 72257418-5001
IBAN TR39 0001 0002 2672 2574 1850 01

İleti bundan ibaret. Ama bana bundan daha fazlasını ifade ediyor. Hem memleketim Sinop'un, pırıl pırıl çocukları Volkan ağbinin elinde gerçek birer kayakçı olarak yetişecek, hem de Volkan ağbi bir hayalini daha gerçekleştirip bana kendisinin haberi olmadan ta Sinop'tan gaz verecek (darısı kayak eğitim kitaplarının başına).

Volkan ağbi iyidir. Sinop da öyle...

10 Temmuz 2015 Cuma

Thule Tavan Tipi Bisiklet Taşıyıcı

Eğer tavan tipi bisiklet taşıyıcı alacaksak, bilgi alabileceğimiz pek bir güvenilir kaynak yok. Tam da bu sebepten çok fazla araştıramayıp internetten bulduğum başka bir italyan markasının Ankara bayisine giderek, daha kredisi bitmeyen arabamın tavanını neredeyse çökertişlerini izlemişliğim var. Sonuç; kaçış ve üçün beşin(gerçekte üç beş değil çok fazla) hesabını yapmadan taşıyıcı sektörünün ilahı Thule Ankara bayisini buldum ve montaj esnasında öğrendiklerimi paylaşmak istiyorum...

Öncelikle, neden tavan tipi pahalı model de, bagaj üstüne ucuz bir şey değil?

9 Temmuz 2015 Perşembe

Uzun Bisiklet Turlarında Gözden Kaçanlar-5: Tandem göbek derler, var mıdır aslı?

Tandem göbek derler var mıdır aslı?
Pek bir sağlam olduğunu söylerler.
Onsuz tur yapanın tükenir nesli,
Kederinden öldüğünü söylerler.


Aşık Turcu'nun "Tandem göbek" isimli şiirinin ilk dizeleri bunlar. O biraz abartmış olsa da, tandem göbek kullanan birçok tur bisikletçisi, şu an yollarda pedal çeviriyor.

Tandem göbek kullanan bir bisikletçi
Bildiğiniz gibi, dağları aşacak, şehirleri geçecek tur bisikletçileri için, bisikletlerinin en zayıf noktaları jant göbekleri ve jant telleridir. Kural basit:

"Ne kadar az jant teli, o kadar az dayanıklılık."

Yavrum anan baban nereli?*
Pekâlâ, maksimum jant teli sayısına nasıl ulaşılabilir? 36 delikli göbeklere mahkûm muyuz? Jant tellerimiz ömrümüzün sonuna dek çubuk kraker gibi kırılacak mı?

Tabii ki jant tel ve göbeklerinin zayıf olduğunu bisiklet parçası üreticileri sizden bizden iyi biliyorlar, kek mi sandınız onları? Hatta Shimano'nun sahibinin "Ne olacak bu turcuların hâli :'( " diyerek ağladığı hakkında söylentiler var. O ağlayadursun, Surly, istediğimiz ölçüde ve delik sayısında (48 delik, Muğla, emredersiniz komutanım!) göbek üretmiş. "Bu göbekleri kimden temin edeceğiz?" diyenler, Serkan Taşdelen'in kapısını aşındırabilir, çünkü kendisi Surly'nin Türkiye distribütörü.

2 Temmuz 2015 Perşembe

Dersim'de bir festival: Kamp, bisiklet, rafting, doğa yürüyüşü ile geçen üç gün

Tam ben onu arayacakken telefon ekranında beliren "Ramazan abi arıyor..." yazısıyla masanın üstünde vızıldamaya başlıyor. Şak diye açıyorum. Naban nöörün faslını geçtikten sonra soruyorum soruyu:

- Tunceli'ye gideceğiz abi bu akşam, gelir misin?

Ayrıntıları netleştirdikten sonra, akşam 6'da yola çıkmayı kararlaştırıyoruz. O Malatya'dan gelip bizimle buluşacak, bisikletlerimizi arabaya yükleyip yola düşeceğiz. 

Geç de olsa yola koyuluyoruz
Saat yedi buçukta, güneş ufukla öpüşürken yola ancak düşebiliyoruz. Rotamız Pertek üzerinden Tunceli. Recep ikimizden heyecanlı. İlk kez Tunceli'ye gidiyor. Biz de etkinliğin nasıl geçeceği konusunda tartışıyoruz. Mayıs ayında birçok eksikliği olan iki etkinliğe katılmış, kamp yerinden bisiklet yarışına kadar birçok sorun yaşamıştık. Hatta bisiklet yarışında da ufak şike denemeleri yaparak ortalığı karıştırmış, birinci olan arkadaşımıza ödülün verilmemesiyle, bir daha Elazığ'da yapılacak etkinliklere katılırken bir kez daha düşünmeye karar vermiştik. Bakalım Tunceli bu konuda nasıl sürprizler hazırlamıştı bize!