2 Temmuz 2015 Perşembe

Dersim'de bir festival: Kamp, bisiklet, rafting, doğa yürüyüşü ile geçen üç gün

Tam ben onu arayacakken telefon ekranında beliren "Ramazan abi arıyor..." yazısıyla masanın üstünde vızıldamaya başlıyor. Şak diye açıyorum. Naban nöörün faslını geçtikten sonra soruyorum soruyu:

- Tunceli'ye gideceğiz abi bu akşam, gelir misin?

Ayrıntıları netleştirdikten sonra, akşam 6'da yola çıkmayı kararlaştırıyoruz. O Malatya'dan gelip bizimle buluşacak, bisikletlerimizi arabaya yükleyip yola düşeceğiz. 

Geç de olsa yola koyuluyoruz
Saat yedi buçukta, güneş ufukla öpüşürken yola ancak düşebiliyoruz. Rotamız Pertek üzerinden Tunceli. Recep ikimizden heyecanlı. İlk kez Tunceli'ye gidiyor. Biz de etkinliğin nasıl geçeceği konusunda tartışıyoruz. Mayıs ayında birçok eksikliği olan iki etkinliğe katılmış, kamp yerinden bisiklet yarışına kadar birçok sorun yaşamıştık. Hatta bisiklet yarışında da ufak şike denemeleri yaparak ortalığı karıştırmış, birinci olan arkadaşımıza ödülün verilmemesiyle, bir daha Elazığ'da yapılacak etkinliklere katılırken bir kez daha düşünmeye karar vermiştik. Bakalım Tunceli bu konuda nasıl sürprizler hazırlamıştı bize!

Yolculuk hâli
Pertek feribotundan güneşi uğurluyoruz. Pertek'in dağlarını aşarken bol bol geyik yapıyoruz. Tunceli ufukta göründüğünde heyecanımız katlanıyor. Munzur'un kıyısında kamp, kimi heyecanlandırmaz ki!

Feribota binerken

Güneşi batırdık
Şehir merkezini geçip Ovacık yoluna sapıyoruz. Kamp yerimiz Esinti Çay Bahçesini bulduğumuzda yanan kamp ateşini ve etrafında keyif yapanları gördüğümüzde, ne zamandır özlediğimiz şeyin bu olduğunu, sınavlardan, işten güçten bir-iki günlüğüne de olsa sıyrılacağımızı biliyoruz. 

Tabelalar
Çadırlarımızı kurduktan sonra bize özel, bir tepeleme tavuklu yemekle karnımızı doyuruyoruz. Oh mis!

Fark etmesek de yol bizi yormuş. Kamp ateşiyle hipnotize olurken saatler geçiyor. Matıma uzanırken ateş başında söylenen şarkıları, okunan şiirleri hatırlamaya çalışıyorum. O arada küt diye uyumuşum.

Küt diye uyuyunca, sabahın köründe de zank diye kalkılıyor. Uyanmaya çalışan zombilerin doğa yürüyüşüne gideceğini işitip, hemen hazırlanıyoruz. Bol çaylı bir kahvaltının ardından minibüslere doluşup Mazgirt'in yolunu tutuyoruz. 

Mazgirt'te yürüyüş
Mazgirt'te yürüyüşe devam
Keyifler yerinde
Yorgunluk belirtileri
Bazen tırmanış, çoğu zaman iniş
İlk durağımız Mazgirt. Alışverişin ardından Kale köyündeki kaleyi ziyaret ediyoruz. Bir saat boyunca kaledeki odaların fotoğrafını çektikten sonra Kırklar dağına doğru yürüyüşe başlıyoruz. Yaklaşık 30 kişilik ekip, kimse bileğini dahi burkmadan, düşük bir tempoyla Kırklar dağına varıyoruz.

Kırklar'da artizlikler
Kırklar'ın karşı tepesindeki jandarma karakolu
Muhteşem bir coğrafya
Dağlara yüksekten bakış
Yürüyüş rotası çogzel
Nereye bakıyorlar?
Nerede kaldı şu Mazgirt!
Rotamıza, çıkıştan ziyade inişler hakim. Yaklaşık 1700 metreden başlayan yürüyüşümüz, 1400 metredeki Mazgirt'te son buluyor.

Sonunda!
Yorgun bir halde kamp alanına dönüyoruz. "Herhalde bizi ancak iyi bir uyku paklar!" derken bir bakıyoruz ki bisikletlerimize atlamış, Diyarbakır'dan gelen Tigris Bisiklet Kulübü'yle Pilvenk şelalesine gidiyoruz!

Kasksız olmaz
Şimdi o değil de...
İp gibi efendim
Pilvenk'ten dönerken
Şelalenin soğuk suyu kafamıza pata küte düşerken kendimize geliyoruz. Akşam kamp ateşi için hazırız!

Kamp ateşinin başında nereden insan yok ki! Biz Elazığ'dan geldik, İstanbul'dan da bir minibüs dolusu katılımcı, Diyarbakır'dan gelen bisikletçiler, Rize'den gelen rafting tayfası, Erzincan'dan gelen sporcular, her biri başka bir şehirden gelen motosikletçiler... Kamp ateşi gün batmadan yanıyor, yemeklerimizi yedikten sonra kuruluyoruz araç lastiklerine. 

Kamp ateşi kamp ateşi/şu dünyada yoktur eşi
Ateş başında gitar ve darbuka eşliğinde şarkılar söyleniyor. Bu güzel ortam bırakılıp da gidilir mi? Ama göz kapakları söz dinlemiyor. 

Gecenin karanlığında Munzur çayı
Gece 12'de başlayan uyku sabahın köründe bitiyor. Bu gün festivalin son günü. Kahvaltımızı yapıp bisikletlerimize atlıyoruz. Evvela rafting yarışlarının son ayağını izleyip yine Ovacık yolundaki Pilvenk şelalesine gideceğiz. 

Yine mi Pilvenk!
Toplanıp yola düşüyoruz. Yolda bir şey dikkatimizi çekiyor: Tunceli yollarında bisikletliye muazzam bir saygı var. Araçlar sizi -korna çalmadan- arkanızdan takip ediyor, uygun bir noktada, arada mesafe bırakarak geçiyorlar. 

Yollar bomboş
Şelaleye varış
Çimdikten sonra
Şelalede su gibi geçen bir saatin ardından, önce ödül törenini izlemek, daha sonra rafting yapmak için yola koyuluyoruz.

Rafting yarışları
Ödül törenini izledikten sonra rafting için yoldayız. Her ne kadar uyumlu bir ekip olmasak da kazasız belasız atlatıyoruz rafting parkurunu. Artık yola çıkma vakti.

Güneş batarken Pertek'in girişine varıyoruz. Üstünde, birçok dilde "Barış" yazan anıtı geçtikten sonra feribota biniyoruz.

Pertek'in girişi
Feribotta, buraya nasıl vardıklarını anlayamadığımız martılar, kendilerine atılan simitleri havada kapmaya çalışırken feribot hareket ediyor.

Nereden geldi lan bu martılar!
Feribotta
Simitobur martılar
Yolun sonu
Pertek Kalesi manzarasıyla Elazığ'a geçip eğlenceli bir etkinliğin de sonuna geliyoruz. Ve şunu anlıyoruz ki, Tunceli -veya Dersim- eğlenmeyi bilen ve başkalarını da bu eğlenceye katmak isteyen insanların şehri. Elazığ gibi "Etkinlik olsa da birileri bizi eğlendirse!" diyenlerin değil.

15 yorum:

  1. En güzel kamplarımdan birisiydi:) Teşekkürler Turcu Baba, Remy ve Dersim.

    YanıtlaSil
  2. Güzel bir yazı. Bisikletforum'da okumuştum. Forum üyeliğinden çıkarıldığınızı gördüm canım sıkıldı. Sebebi nedir?

    YanıtlaSil
  3. Bu soruyu bisikletforumda sorduğum için beni de üyelikten atmışlar. Tahminimce eagle rumuzlu dangalağın işi. Dersim kelimesi alerji yapmış sığ beyinlilerde. Selamlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herhalde Dersim'e Dersim dediğimiz için değildir. Değil mi? (yoksa olabilir mi? bu ihtimali düşünmek bile korkunç)

      Sil
  4. Nasıl yani ya Dersim'e Dersim dediğin için mi üyelikten çıkarıldın, yok artık. Dangalak her yerde dangalak demek ki

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    3. Evet, öyle oldu maalesef. Nefret söylemi yapanları engellemeyen admin Dersim diyenleri üyelikten çıkardı.

      Sil
  5. Vay be konuyu beğenmek bile atılmak için gerekçeymiş, yok artık diyorum. Beni de üyelikten çıkarmışlar, yorum yazmadan sadece beğendiğim için. Hoş şuna da eminim, üyeliği iptal eden kişi kesin buraya girip bakıyordur kimler ne yazmış diye. Yani böyle birisidir, engellediğinin sitesine girer. Neyse azbuçuk görmüş oluyoruz işte insanların ne olduğunu

    YanıtlaSil
  6. Ha şimdi emin oldum orayı beğendiğim için değil burada yazdığım için atıldım. Yani iddia olunduğu üzere Turcubaba'nın dersim dediği için atılmasına tepki gösterdiğim için atıldım. Bu da garip, doğrusu neyse açıklarsın olur biter.

    YanıtlaSil
  7. Kendine Eagle ismini takan dangalağın işidir. Kendisi nazileri savunan paylaşımlar yapan, görüşünü beğenmediği üyelere hakaretvari mesajlar yazan densizin biri. Bu tür çapsızlardan beklenecek bir hareket. Kendi çöplüğünde ötüyor zavallı.

    YanıtlaSil
  8. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  9. O forumun esas sahibini bilen var mı? Eğer o eagle denen dangalak zibidiyse bir daha uğramamak ya da sahibine durumu izah etmek, bu işe el atmak lazım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

      Sil
  10. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil