4 Ekim 2016 Salı

Sinema: Breaking Away

1979 yapımı bir Amerikan filmi Breaking Away. 35 yıllık bir film olunca başrollerdeki tanıdığımız isimlerin oldukça genç halleri var karşımızda, Dennis Quaid ve Dennis Christopher gibi. Özellikle Christopher başarılı bir oyunculuk sergilemiş. Bilindik bir tema, farklı sınıftan gençlerin mücadelesi etrafında küçük bir Amerikan şehrindeki yaşam, aile içi ilişkiler, dayanışma, dürüstlük-yalan, özgür gençlikten sorumlu yetişkinliğe geçiş sancıları vb. konular işlenmiş.

Büyük bir üniversite kampüsünün bulunduğu küçük bir şehirde yaşayan Dave ve üç arkadaşı, liseden mezun olunca kendilerini amaçsız, boşlukta ve hayatta ne yapacaklarını bilemez bulurlar. Karşılarında ise şehrin gençlerini -babalarının mesleklerinden dolayı- "cutters" diyerek ayrı ve aşağı gören zengin üniversite öğrencileri vardır. Güzel günlerin geride kaldığını, artık bir baltaya sap olmanın zamanı geldiğini anladıklarında hiçbiri kendisinde yeterli motivasyonu bulamaz ve bir yıkım yaşarlar. Onlar için bir başlangıç, bir kıvılcım gerekmektedir. Üniversitede yapılacak olan bisiklet yarışına dışarıdan (yani "cutters" arasından) bir takımın katılımına izin verilecektir. Bu, dört kafadar için kendilerini ispat edebilecekleri bir fırsat olur.

İyi anlaşan dört arkadaş aslında pokerdeki beş benzemez gibidir. Hepsi farklı karakterlere sahiptir. Ön plandaki Dave kendine bir hayal dünyası kurmuştur. Bu dünyada kendini İtalyan bir bisiklet şampiyonu olarak hayal eder, ailesiyle İtalyanca konuşur, babasının muhalefetine rağmen annesine İtalyan yemekleri yaptırır, aryalar dinler. Bu hayal dünyası ile kendini bir değişim öğrencisi gibi tanıtarak üniversiteli bir kız arkadaş bile bulur. Şehre ünlü İtalyan takımı Cinzano'nun gelip bir yarışa katılacağını duyunca tüm enerjisini bu yarış için toplar. Ancak yarışta İtalyanlardan gördüğü "yakın" ilgi sonucu büyük bir hüsran yaşar ve gördüğü rüyadan uyanır. Kız arkadaşını da kaybeder. Anne, Dave'i her yönüyle desteklerken araba satıcısı baba ise oğlunun hallerinden hoşnut değildir. Üniversiteye gitmesini veya çalışmasını ister. Benzer bir durum ağabeyi polis olan Mike'da da vardır. Ağabeyi bir an önce ayaklarının yere basmasını istemektedir. Moocher ise kız arkadaşı ile evlenme noktasına gelmiş ama kafası arkadaşlarından ayrılmak konusunda çok da net değildir. Cyril ise artık sonun geldiğini ilk kavrayandır.

Dört çocuğun da babası şehrin çoğunluğu gibi taş ocaklarında çalışmış, ocaklar kapanınca başka işlere yönelmiştir. İlginç olan ise sonradan kendilerini ve çocuklarını bu kadar rahatsız edecek olan üniversitenin inşaatı için taş kesmiş olmalarıdır. Onlar travmayı kolay atlatmış veya derinlere itmiştir ama çocuklar için durum biraz daha ciddidir.

Beklendiği gibi Hollywood tarzı, klasik bir finali var ama sıkılmadan izlenebilecek eğlenceli film.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder