17 Mayıs 2017 Çarşamba

Elazığ'da doğa sporları kimin tekelinde?

Elazığ'da garip şeyler oluyor (yerel gazetede köşe yazarı gibi bir giriş yaptım). Bu garabeti çoğu kimse bilmiyor. Arka planda olanlar (burada araştırmacı gazeteci pozu veriyorum), 4 yıldır bu şehirde yaşayıp da birçok doğa sporuna vakit ayırmış ve neredeyse her spor dalından birçok dost edinmiş biri olarak beni rahatsız ediyor. Ve bunu dile getirmek için en uygun yer burası. Bu yazı burada dursun ki Elazığ'da doğa sporları tarihi yazılacak olursa faydalanılacak bir kaynak olarak kenarda bulunsun.

***

13-14 Mayıs 2017 tarihinde, Elazığ'ın Sivrice ilçesinde birçok sporcu ve yüzlerce izleyicinin katıldığı, finalinde ise Koray Avcı'nın sahne aldığı 4.Uluslararası Sivrice Yamaç Paraşütü ve Bisiklet Yarışı Festivali düzenlendi. Festivalde yamaç paraşütü uçuşları, bisiklet yarışları ve vakit geçirilecek birçok etkinlik yapıldı. Ben festivale katılmadım. Hiçbir paraşütçü arkadaşım da festivalde yer almadı. 

Daha önce düzenlenen 3 festivalde ben ve arkadaşlarım bir şekilde yer almıştık, yeri geldiğinde festival düzenleme ekibinde, yeri geldiğinde yarışmacı olarak, yeri geldiğinde tandem pilotu olarak. (Örneğin ilk festivalde tandem (yolculu yamaç paraşütü) uçuşlarını sıraya koyan, uçmak isteyenlerin ısrarlarına sabırla katlanan kişi, müthiş yazılımcı Sefa idi.) Ancak bu sene paraşütçü arkadaşlarımın festivale katılmamak için geçerli sebepleri vardı ve onların orada olmaması, benim için de orada olmamak demekti.

Festivali düzenleyen Genç Elazığlılar Derneği (GELDER) ile Elazığ'ın yamaç paraşütü pilotlarını bünyesinde bulunduran Elazığ Sportif Havacılık Kulübü (ESHAK) (1) arasında yaşanan sürtüşmeler, öyle bir boyuta ulaşmıştı ki, ESHAK, festivale katılmama kararı almıştı. Bunu müteakip, her sene festivale büyük bir katılım gerçekleştiren AHAS (Adana Sportif Havacılık Kulübü) ve Malatya Sportif Havacılık Kulübü, ESHAK'a destek festivale katılmayacaklarını açıkladılar.

Pekala sebep ne?


Bunun sebebini adı geçen derneğin başkanı Fuad Ülger'den dinlemek için aşağıda bağlantısı bulunan videoda, 16. dakikanın ortalarından itibaren izleyebilirsiniz.


Eğer videoyu görüntüleyemiyorsanız aşağıdaki seçeneği kullanabilirsiniz (video herkese açık olarak paylaşıldığı için yedeklemekte sakınca görmüyorum).


Eğer video izlemek istemiyorsanız, bahsettiğim kısmı aşağıda okuyabilirsiniz:

"Paraşüt ücreti ne kadardı? Paraşüt ücreti arkadaşlar, normal şartlarda biliyorsunuz batı illerinde paraşütler 200-250 liradan başlıyor. Biz paraşütçü arkadaşlarımızla, şunu da tekrar belirtmek istiyorum, paraşütçü arkadaşlarımız Elazığ'dan değiller arkadaşlar. Elazığ paraşüt... İsmi neydi? (kameranın görüş açısının dışından gelen ses) Elazığ Sportif Havacılık. Elazığ Sportif Havacılık Kulübü, etkinliğimize katılmama kararı aldılar. Nedenini de şu olarak belirttiler: "Biz böyle bir reklama ihtiyaç duymuyoruz. Elazığ'ın ve Sivrice'nin böyle bir reklama ihtiyacı yok, biz sadece derneğimizin menfaatlerini düşünüyoruz ve bize bir paraşüt almanızı istiyoruz." dediler. Biz de hiçbir şartta paraşüt alınmayacağını, çünkü bizim bir dernek olduğumuzu, biz tamamen Elazığ'ın menfaatine çalıştığımızı, eğer siz de Elazığ menfaati için çalışıyorsanız bizim yanımızda yer almanız gerekiyor, dediğimizi diyerek, belirterek arkadaşlarımızla yollarımızı ayırdık.Ondan sonra da duyduğumuz duyumlara göre, aldığımız duyumlara göre, artık Hazarbaba dağından Elazığ Sportif Havacılık Kulübü, uçuşlar gerçekleştirmeyeceklerini belirtiyorlar. Buradan şöyle seslenelim, yani, Elazığ'da bundan sonra yamaç paraşütü yapmak isteyen arkadaşlarımız Malatya'ya, Diyarbakır'a veya Adıyaman'a gidip yamaç paraşütü yapabilirler. (kameranın görüş açısının dışından gelen ses) Atlas Sportif Havacılık var, Diyarbakır'da. Diyarbakır'da Atlas Sportif Havacılık Kulübü var, onlar Hazarbaba'yı, evet, kullanıyorlar, onlarla bağlantıya geçip, Atlas Havacılık'la bağlantıya geçip yapabilirsiniz."

Fuad Ülger'in festivalde gerçekleşecek yamaç paraşütü uçuşları ile ilgili açıklamasını izlediğimde konunun niçin ESHAK'a geldiğini anlamadım. Bu konu, şehir dışından gelecek pilotlarla tandem uçuşlarının gerçekleşeceğinin belirtilmesiyle açıklanabilirdi. Ancak böyle yapılmadığı gibi, bir de "ESHAK Elazığ'ı değil, kendi menfaatlerini düşünür." gibi, gerçek olduğuna inanamayacağım bir düşüncenin ESHAK tarafından söylendiği de dile getirilmiş. Kenan ve Veli abilerin yıllardır Elazığ'daki pilot sayısını nasıl artırmaya çalıştıklarını, kulüplerinin nasıl kurulduğunu, aynı derneğin aynı festivaline daha önceki yıllarda verdiği destekleri bilmesem (2 ve 3), Ülger'in bu sözleri gerçekçi gelebilirdi. Açıklamalardaki diğer ilginç nokta ise ESHAK'ın bundan sonra Hazarbaba dağını kullanmayacağını belirmiş olmasıydı. ESHAK için yamaç paraşütü ne ise Hazarbaba dağı da o demektir. Bu açıdan, Sn. Ülger'in söylediklerini ilginç buldum. (Kötü niyetli biri olsam, bu açıklamayı "Hazarbaba dağını ESHAK'a kapattık, artık oradan uçamazlar." olarak algılardım.)

Fuad Ülger'in canlı yayın yaptığı gün gerçekleşen ESHAK toplantısı. Benim de katıldığım toplantıda, Mardin Derik'teki festivalin hazırlıkları konuşuldu.
Bu sürtüşme, doğal olarak festivale de yansımış olmalı. Festival boyunca kaç yamaç paraşütçüsünün katıldığını, toplamda kaç uçuş  yapıldığını bilmiyorum. Bu konuda GELDER'in herhangi bir açıklaması olursa bu yazıyı güncelleyeceğim. (Güncelleme, 24.05.2017: İki gün boyunca 167 tandem uçuşu gerçekleştirilmiş.)

Güncelleme 2: Diyarbakır Atlas Sportif Havacılık Kulübü de hava muhalefeti yüzünden birçok kişinin uçamadığını belirtmiş. Hava muhalefet etmeseydi 2 bin kişi uçardı herhalde.



Festival geçti ama...


Festival, belirtilen tarihte gerçekleştirildi. Ancak konu hâlâ sıcaklığını sürdürüyor. Aşağıda, bu düşüncemi destekleyen bir yorum var.


Bir dernek başkanı için bu duruşun pek de profesyonelce olmadığını düşünüyorum. Hele ki bu kadar hızlı büyüyen ve "herkesi kucaklamak" gibi bir amaçla yola çıkmış bir derneğin başındaysanız, bu tutumunuz, bugün yanında olduklarınıza, yarın onları düşman ilan etmeyeceğinizin bir garantisi olmadığını düşündürebilir. 

Elazığ'ı temsil etmek kimin hakkı?


Yukarıdaki görselde Ülger'in yorumu aslında üzerinde uzun uzun düşünülmesini gerektiriyor. Elazığ, memleketçiliğin iliklere işlediği bir şehir. Bu şehirde yaşayanların şehri sahiplenmesi, bu şehirde doğmuş ve büyümüş olmakla övünmesi, Malatya ile olan tatlı çekişme (tamam, bazen tatlı değil, taşlı sopalı), şehrin ayrı bir rengi. Ancak bu sahiplenme, şehri kimin temsil edeceği konusuna gelince belli ki kılıçlar çekiliyor. Yıllardır birçok festivalde Elazığ'ı temsil eden Elazığlı yamaç paraşütçülerinin bu şehri temsil etmeye layık olmadığı savunulabiliyor. Bu iddialı düşünceye taraf olmam mümkün değil. Yıllardır tanıdığım, asıl gayesi, Elazığ'da havacılıkla ilgilenen bir topluluk yaratma çabası olan insanları "Elazığ'ı temsil edemez!" diyerek yaftalamak pek de sempatik durmuyor. 

Söz yamaç paraşütünden açılmışken, 2012 yılında kurulmuş ve sporla doğrudan ilgisi olmayan bir dernek, bir şehirdeki spor dalının gelişimini nasıl etkileyebilir? Bir spor dalı hakkında nasıl söz sahibi olabilir? Yıl boyunca, yaz kış, birçok şehirden paraşütçünün katıldığı onlarca uçuş düzenlemek, yeterince muteber değil midir? Her sene, 2 günlük bir festival düzenleyerek belki -Elazığ'dan bakınca büyük görünen ancak ülke genelinde pek de dikkat çekmeyen- bir tanıtım yapılabilir, pekala sene boyunca Hazarbaba'da yapılan uçuşlar, burada yetişip diğer şehirlere giden pilotlar saygıyı hak etmiyorlar mı? Elazığ'ı temsil etmek yalnızca bir derneğin tekelinde mi? 

Festivaller ne kadar sürdürülebilir?


Şuna da değinmeden edemeyeceğim. Yılın 6 ayının bu gibi festivalleri düzenlemek için müsait hava koşulları sunduğunu, neredeyse her hafta sonu birçok ilde birçok organizasyon düzenlendiğini, ayrıca neredeyse her hafta sonu bir sınavın, finalin, vizenin, KPSS'nin, ALES'in olduğunu düşünürsek, her festivalin/şenliğin ya kendi bölgesindeki katılımcılarla sınırlı kalacağını ya da ülkenin her tarafından katılımcı çekebilmek için abartılı vaatlerde bulunması gerekeceğini kestirmek güç değil. Bu açıdan ben bu tip festivalleri sürdürülebilir görmüyorum. Bunu, Sivrice'de düzenlenen festivalin kapsamının kontrolsüz şekilde genişletilmesi (kano, dalış, dağ ve yol bisikleti vs.) ve ödüllü yarışlardaki ödüllerin artırılmasıyla da destekleyebilirim (bu düşüncelerimin doğru ve yanlış olduğunu zaman gösterecek). 

Belki de uzun bir yazı oldu. Ama ne zamandır yazmayı düşünüyordum, iyi oldu.

1 yorum:

  1. Umarım bu lüzumsuz çekişme biranonce son bulur ya da en kötüsü sadece sosyal medyayla sınırlı kalır, sonu hayır değil gençler

    YanıtlaSil